Havalandırma mı yoksa hava temizleme mi?
  1. Ürünler ve Hizmetler
  2. Ürünler ‑ HighPerformance
  3. Hava temizleme
  4. TAC V+ yüksek performanslı hava temizleme cihazı

Havalandırma mı yoksa hava temizleme mi? Araştırmalar ve bilim ispatlıyor:

Hava temizleme cihazları, Corona virüsüne karşı açık pencerelere oranla daha etkili bir koruma sağlıyor

Soğuk hava ve eksi değerlerdeki dış sıcaklıklar dikkate alındığında, Alman Çevre Bakanlığı (AÇB) ve Eğitim ve Sanat Bakanlığı Konferansı tarafından enfeksiyona karşı koruma önlemi olarak önerilen pencere havalandırmasının ne kadar uygulanabilir ve etkili olduğu sorusu akla geliyor. Alman Çevre Bakanlığı ve Eğitim ve Sanat Bakanları tarafından temsil edilen ve bulaşma potansiyeli taşıyan aerosollerin örneğin sınıflardan dışarı atılması için düzenli kesintili havalandırmanın yeterli olduğu ve mevcut durumda daha iyi bir teknik çözümün olmadığı yönündeki görüşün tersine, birçok bilim adamı ve uluslararası alanda tanınmış aerosol uzmanı, pencere havalandırmasına daha etkili bir alternatif olarak EN 1822'ye uygun HEPA filtre teknolojisine sahip yüksek performanslı hava temizleme cihazlarının kullanımını öneriyor.

Havalandırma sorunlu bir işlemdir ve sadece optimum koşullarda etkili olur

Alman Çevre Bakanlığı tarafından yapılan araştırmalar ve elde edilen bilgiler, çoğunlukla karşılıklı pencerelerle çapraz havalandırmanın mümkün olduğu oda durumlarını temel alıyor. Sadece çapraz havalandırmada iyi bir hava alışverişi gerçekleşir. Ancak bunun için gereken ön koşullar çok az sayıdaki binada ve oda durumunda sağlanmaktadır.

Havalandırma mı yoksa hava temizleme mi?

Genelde sadece kesintili hava uygulanıyor ve çapraz havalandırma mümkün değil

Çoğu odada ve özellikle sınıflarda pencereler odanın sadece bir tarafında bulunuyor, bu nedenle bu odalarda sadece kesintili havalandırma yapılabiliyor. Ancak kesintili havalandırmada dış havayla gerçekleştirilen hava alışverişi, çapraz havalandırmaya göre oldukça yavaş gerçekleşiyor ve bu da sadece iç ve dış hava arasında yeterince büyük bir sıcaklık farkı varsa veya rüzgâr şiddeti yeterliyse mümkün.

Sıcaklıkların yaklaşık olarak aynı olduğu rüzgarsız havalarda neredeyse hiç hava alışverişi gerçekleşmiyor, böylece yaz aylarında ve nispeten yumuşak sonbahar mevsiminde pencere havalandırması sadece sürekli havalandırma durumunda bir koruma etkisi sağlıyor! Kış aylarındaki uygun sıcaklık farkında başlangıçta iyi bir hava alışverişi gerçekleşiyor, ancak bu, kısa bir süre için geçerli ve etkisi giderek azalıyor. Dışarıdan gelen soğuk hava, iç mekânı giderek soğutuyor ve bu nedenle, gereken sıcaklık farkı sürekli azalıyor.

Sonuç: Havalandırma sırasında hava alışverişi neredeyse durur.

Köln Apostel Lisesi öğretmeni Bay Schulte-Mattler: "Şu anda pencereler 10 dakikadır açık ve buna rağmen Co2 miktarı azalmıyor."
18.11.2020'de yayınlanan WDR programı Markt'tan alıntı

Çoğunlukla özellikle kış aylarında odanın çok soğumaması için havalandırma çok kısa bir süre uygulanıyor. Ancak bu durumda gerçekleşen hava alışverişi oldukça yetersiz kalıyor. Göttingen'deki Max-Planck Dinamik ve Kendiliğinden Örgütlenme Enstitüsü'nde Müdür olarak görev yapan Eberhard Bodenschatz, Spiegel dergisinde, havalandırma konusundaki görüşlerini şöyle bildiriyor: "İçerisiyle dışarısı arasındaki sıcaklık farkının belirlenmesi gerekiyor. Kapının dışındaki sıcaklık 10 °C ve içerideki sıcaklık 20 °C ise, havalandırmadan sonra içerinin sıcaklığını 15 °C olarak ölçerseniz havanın % 50'sini yenilemişsinizdir. Havalandırma sırasında sıcaklığın değişmediği bölgelerde bu uygulamadan kaçınmak doğru olacaktır".

Kesintili havalandırma ile çapraz havalandırmanın karşılaştırması

Havalandırma gerçekten yeterli mi?

Kış aylarındaki 0 °C'lik bir dış sıcaklıkta aerosollerin % 50'si, oda havasından ancak oda sıcaklığı sadece 10 °C iken havalandırılarak uzaklaştırılır! Bu nedenle, Alman Çevre Bakanlığı'nın okullarda havalandırma konusunda dağıttığı broşürde yer alan, odadaki sıcaklığın çapraz havalandırmada ve kesintili havalandırmada sadece birkaç derece düştüğü ifadesi son derece şüphelidir. Bu şekilde sadece Alman Çevre Bakanlığı tarafından önerilen 3 kat hava değişimini elde etmek için, buna uygun olarak odanın saatte 6 kez havalandırma yoluyla 10 °C'ye kadar soğutulması gerekir.

Alman Çevre Bakanlığı'nın, her 20 dakikada bir gerçekleştirilen 3-5 dakikalık havalandırmayla 'oda havası, saatte üç kez dışarıdaki taze havayla tümüyle yer değiştirir' şeklindeki ifadesi en azından yanıltıcıdır. Özellikle kesintili havalandırmada, oda havasının komple doğrudan değişmesi gibi bir durum gerçekleşmez ve sadece, tüketilmiş, virüs yüklü oda havasının taze, temiz dış havayla karışması söz konusudur. Bu işlemde, virüs yüklü aerosol partikülleri, Alman Çevre Bakanlığı'nın iddia ettiği gibi havalandırma yoluyla oda havasından tümüyle arındırılmaz, hava temizleme cihazında olduğu gibi bu partiküllerin konsantrasyonu seyreltilir. Ve pencereleri açarak havalandırmanın etkinliği, hava durumuna bağlı olarak ciddi şekilde farklılık gösterirken, bir hava temizleme cihazının kapasitesinin biliniyor olması, bu cihazın güvenilir ve ayarlanabilir olması gibi bir fark söz konusudur.

Düzenli havalandırma, enerji tüketimini arttırır

Etkinliğinden bağımsız olarak açık pencereler, dışarıdaki hava soğukken gerçek bir enerji kaybıdır. Saat başına birçok kez havalandırma yapılması nedeniyle iç mekânlar soğur, önemli ısı enerjisi kullanılmadan pencereden uçar gider ve iç mekândaki insanlar soğuktan donar. Ayrıca, içeri giren dış havanın, bir sonraki havalandırma uygulamasında yeniden soğuk havayla değiştirilene kadar tekrar ısıtılması gerekir. Bu, sadece ulusal iklim politikasının çabalarıyla çelişmekle kalmaz. Kaçınılmaz bir şekilde ciddi ek maliyetlere de neden olur.

Havalandırma, oda sıcaklarının, yasal olarak düzenlenen minimum değerlerin altına inmesine neden olur

İşverenler ve okullar, çalışanlarına ve öğrencilerine karşı bir özen gösterme yükümlülüğüne sahiptir. Bu insanların çok yüksek veya çok düşük sıcaklıklar nedeniyle zarar görmemesini sağlamak zorundadırlar. A3.5 İşyeri Yönetmeliği'nde, sağlığa yararlı oda sıcaklıkları aşağıdaki gibi doğrulanmıştır:

ASR A3.5 uyarınca çalışma yerindeki minimum oda sıcaklığı

Genelde kullanılan postür Çalışmanın zorluk derecesi
kolay orta zor
Oturma +20 °C +19 °C -
Ayakta durma / Yürüme +19 °C +17 °C +12 °C

ASR A3.5 uyarınca çalışma yerindeki minimum oda sıcaklığı

Genelde kullanılan postür Çalışmanın zorluk derecesi
kolay orta zor
Oturma +20 °C +19 °C -
Ayakta durma / Yürüme +19 °C +17 °C +12 °C

Ancak kış aylarındaki kesintili havalandırma, sadece Alman Çevre Bakanlığı'nın "Günlük hayatta doğru havalandırma" başlıklı bilgilendirme grafiğinde belirttiği gibi iç mekan sıcaklığını birkaç derece düşürmekle kalmıyor. İç mekan sıcaklığı çok kısa bir süre içinde yaklaşık 15°C'ye düşüyor ve bu nedenle, yasal olarak öngörülen değer aralığının dışında kalıyor.

Havalandırma "gürültülü" bir uygulamadır ve derslere zarar verir

Alman Çevre Bakanlığı'na göre Araç trafiği, uzun bir süredir Almanya'daki temel gürültü kaynağıdır. Bu nedenle, Almanya'da 2,3 milyon insan bütün gün boyunca 65 dB(A) seviyesinin üzerinde gürültüye maruz kalıyor. Alman Çevre Bakanlığı'na göre "Araç trafiği gürültüsü, Alman halkının yarısından fazlasına zarar veriyor" ve bu gürültü, açık pencereler üzerinden sınıflara ulaşıyor. Dersler, dışarıdan kaynaklanan rahatsız edici etkilere daha açık hale geliyor ve bu da konsantrasyonun zayıflamasına ve bu nedenle öğretmenlerin kaygılanmasına neden oluyor.

Havalandırma mı yoksa hava temizleme mi?
Havalandırma mı yoksa hava temizleme mi?

CO2, oda havasındaki virüs yükünün bir göstergesi değildir

İnsanlar tarafından dışarıya verilen CO2, nefes alıp verme esnasında hareketsizdir, konuşma veya şarkı söyleme/bağırma sırasında ise yaklaşık aynıdır. Ancak dışarıya verilen aerosollerin miktarı, odadaki enfekte olmuş insanların sayısına ve gerçekleştirdikleri eylemlere bağlıdır. Konuşma veya şarkı söyleme esnasında, kendini zorlamadan nefes alıp vermeye oranla dışarıya çok daha fazla aerosol partikülü verilir. Bunun sonucunda, bir odadaki virüs yükü, CO2 değerine göre çok daha hızlı bir şekilde artabilir. Bu örnekler sayesinde, CO2 ölçüm değerinin aerosol konsantrasyonu konusunda kesin bir sonuca varılamayacağı açıkça görülmektedir.

Alman Çevre Bakanlığı da "Okullara yönelik havalandırma önerisinde" şunları yazmıştır: Yüksek bir CO2 konsantrasyonu, virüs içeren aerosoller hakkında bir fikir vermez, ancak söz konusu mekanın çok uzun bir süre havalandırılmadığı ve bu nedenle enfeksiyon riskinin artmış olabileceği anlamına gelir.

Bu, aynı zamanda gayet basık ve mantıklıdır. Bir sınıftaki 30 sağlıklı öğrenci mevcutsa, CO2 konsantrasyonu, havalandırma uygulamasına bağlı olarak belirli bir oranda artar. Öğrencilerden hiçbiri enfekte olmazsa, virüs yüklü aerosol partiküllerinin konsantrasyonu düşüktür veya sıfıra eşittir. Ancak bu 30 öğrencinin çoğunluğu SARS-CoV-2 ile enfekte olursa, odadaki CO2 konsantrasyonu düşük olsa bile, kısa bir süre kalındıktan sonra enfeksiyona neden olan bir virüs konsantrasyonu mevcuttur.

Mevcut insan sayısına bağlı olarak CO2 miktarı da artar. Örn. 20 kişinin bulunduğu hayali bir sınıfta 1000 ppm'ye ulaşılması 30 dakika sürerken, 10 kişide bu süre yaklaşık 60 dakikadır. Buna rağmen bu 10 kişiden biri yine de enfekte olabilir. Bu nedenle düşük CO2 değerlerinde bile bu koşullarda yüksek bir enfeksiyon riski oluşur.

Uzmanlar uyarıyor: Havalandırma, sağlığın bozulması uğruna sözde bir güvenlik hissi veriyor

Tanınmış bilim adamlarının ciddi eleştirilerine rağmen, birçok karar mercii, Alman Çevre Bakanlığı'nın bilim açısından ihmalkâr önerilerini temel alıyor ve bu nedenle her gün, pencereleri açarak çalışmak veya ders görmek zorunda olan insanların sağlığını tehlikeye atıyor. Bu sırada çok sayıda araştırma, havalandırmanın Corona virüsünün yayılmasına karşı mücadelede etkinliğinin şüpheli olduğunu kanıtlanıyor.


Araştırmalar ve bilim ispatlıyor: Hava temizleme cihazları, Corona virüsüne karşı açık pencerelere oranla daha etkili bir koruma sağlıyor

Doğru tutumlar ve teknik çözümler, enfeksiyon oluşumunu ve dolayısıyla ülke, ekonomi ve toplum açısından oluşturduğu maliyetleri kontrol etmek için şu anda eldeki tek etkili araçtır. 

Delft Teknik Üniversitesi'nin kapsamlı araştırmasında etkileyici sonuçlar elde edildi

Delft Teknik Üniversitesi'nde çalışan Hollandalı araştırmacıların yaptığı bir karşılaştırma testinde, odadaki aerosol konsantrasyonlarının kesintili ve çapraz havalandırma yoluyla ve aynı zamanda havalandırma sistemleri ve hava temizleme cihazları aracılığıyla ne kadar hızlı azaltılabileceği araştırıldı.

Sonuç: En iyi sonuçlar, neredeyse tüm test düzeneklerinde bir TAC V+ yüksek frekanslı hava temizleme cihazı ile elde edildi. Ölçüm sonuçları ayrıca, kesintili havanın ancak nispeten düşük bir hava alışverişi sağladığını kanıtlıyor.

Tüm araştırmayı buradan PDF olarak indirebilirsiniz

Tüm araştırmayı buradan PDF olarak indirebilirsiniz

Delft Teknik Üniversitesi, Hollanda: Hava temizleme, pencerelerin veya kapıların açıldığı hava cereyanıyla havalandırmadan daha etkilidir

TAC V+ hava temizleme cihazının iki farklı kurulum pozisyonu, odada üçer güç kademesi (600/800/1200m³/saat), bir havalandırma sistemi ve pencereler ve kapılar aracılığıyla sağlanan kesintili ve çapraz havalandırmanın etkisiyle karşılaştırıldı. Sarıyla işaretlenmiş satırdaki pozitif sayı değerleri, odanın bir tarafındaki iki açık pencerede gerçekleştirilen kesintili havalandırmada havadaki partikül sayısının, TAC V+ hava temizleme cihazı ile yapılan tüm denemelerdekine oranla daha yüksek olduğunu kanıtladı.

Pencereler veya kapılar açılarak gerçekleştirilen kesintili havalandırma, tüm denemelerde her zaman en kötü sonuçları verdi!

Süre Havalandırma yok HEPA 600m³/saat
2. Pozisyon
HEPA 800m³/saat
2. Pozisyon
HEPA 1200m³/saat
2. Pozisyon
HEPA 600m³/saat
1. Pozisyon
HEPA 800³/saat
1. Pozisyon/saat
HEPA 1200³/saat
1. Pozisyon
Karışık havalandırma 1200m³/saat Karışık havalandırma 600m³/saat Pencere Kesintili havalandırma Kapı Kesintili havalandırma
HEPA 600m³/saat
2. Pozisyon
11,8*
HEPA 800m³/saat
2. Pozisyon
-299,5* -261,9*
HEPA 1200m³/saat
2. Pozisyon
-287,3* -253,5* 17,8*
HEPA 600m³/saat
1. Pozisyon
-234,0* -211,6* 114,0* 90,1*
HEPA 800m³/saat
1. Pozisyon
-248,4* -224,0* 70,9* 53,0* -29,0*
HEPA 1200m³/saat
1. Pozisyon
-313,2* -273,0* -98,3* -67,0* -146,9* -101,6*
Karışık havalandırma 1200m³/saat -184,8* -171,8* 165,8 144,8 62,8* 86,6* 191,1*
Karışık havalandırma 600m³/saat -147,7* -140,0* 252,3* 223,4* 130,0* 152,3* 279,6* 57,8*
Pencere Kesintili havalandırma 105,3* 98,6* 192,8* 191,0* 178,3* 182,9* 196,3* 165,7* 153,9*
Kapı Kesintili havalandırma 194,7* 177,0* 378,5* 373,2* 345,6* 353,8* 385,5* 318,3* 297,0* 5,8*
Kapı ve pencere Çapraz havalandırma -269,5* -238,6* 91,3* 55,0* -51,0* -14,5* 147,1* -113,7* -192,2* -185,7* -363,5*
"Odadaki virüs yükünün zamanla değişimi" diyagramı

Alman Uzay Araştırma Merkezi: Havalandırma, Corona virüsüyle mücadelede istenen başarıyı sağlamıyor

Alman Uzay Araştırma Merkezi de, güncel bir araştırmada Alman Çevre Bakanlığı'nın önerdiği pencere havalandırmasının ne kadar etkili olduğu sorusunun cevabını aramaya devam etti.

Prof. Dr. Müh. Markus Raffel, pencere havalandırmasında sorunu, "pencereler iyice açıldığında da, oda havasındaki potansiyel olarak virüs içeren aerosollerin güvenilir bir şekilde dışarıya atılması için ihtiyacımız olan hava değişim sayılarını sağlamamasıdır" olarak ifade ediyor.

20 dakikada bir 5 dakika süreyle havalandırma: Sürenin % 90'ında havalandırma yapılmıyor anlamına gelir

Sıkıştırılmış havalandırma mükemmel bir şekilde uygulandığında, virüs yükü ortalama olarak yarıdan sadece biraz fazla (% 55) azaltılabilmektedir. Pratikte (karışık havalandırma) çok daha düşük bir değer elde edilir!

Şimdi videosunu izleyin!

Profesör Dr. Christian Kähler: Alman Çevre Bakanlığı'nın "Okullarda havalandırma konsepti" ile ilgili yorum

"Alman Çevre Bakanlığı ve danışmanları, sınıflardaki enfeksiyon riskini azaltmak için serbest havalandırmadan faydalanılmasını öneriyor. 20 dakikada bir tüm pencerelerin 3 ‒ 5 dakika süreyle ve 'her ders saatinden sonra tüm teneffüs süresi boyunca tamamen açılması ve bunun soğuk kış mevsiminde de yapılması' öneriliyor. Bu şekilde, odadaki sıcaklığın sadece 'birkaç derece' azaldığı ve pencere kapatıldıktan sonra sıcaklığın tekrar hızla arttığı belirtiliyor. Bu önlemin amacı, sonuçta saat başı 'üçlü bir hava değişimi' gerçekleştirmek.

Öldürme potansiyeli olan bir virüs için neden üç kat hava değişimi uygulanması gerektiği açıklanmıyor. [...]Alman Çevre Bakanlığı'nın ve danışmanlarının, kendi eylemleri için diğer kurumlara meşruiyet vermek amacıyla bilimsel açıdan temeli olmayan düşüncelerini yaymaya çalıştıkları şüphesi giderilmiyor. Bu, söz konusu durumun kurbanları çocuklar, gençler, öğretmenler ve ebeveynler olduğu için ölümcül bir uygulama! Çok iyi düzeyde bilgilendirilen sayısız ebeveyn, öğretmen ve hatta öğretmen derneği, Alman Çevre Bakanlığı'nın önerilerine karşı açıkça muhalefette bulundu. Alman Çevre Bakanlığı ve danışmanlarının bu kolektif zekayı tümüyle görmezden gelmeleri anlaşılır gibi değil."

Araştırmanın direkt linki
Prof. Dr. Kähler'den hava temizleme cihazlarıyla ilgili alıntı