Virüs filtreleme için Trotec hava temizleme cihazlarıyla ilgili SSS
  1. Ürünler ve Hizmetler
  2. Ürünler ‑ HighPerformance
  3. Hava temizleme
  4. TAC V+ yüksek performanslı hava temizleme cihazı
  5. Virüs filtreleme için hava temizleme cihazıyla ilgili SSS

Virüs filtreleme için hava temizleme cihazıyla ilgili SSS

Burada, virüslü hava filtrelemenin teknik olanaklarıyla ilgili sorularınızın yanıtlarını bulabilirsiniz

Enfeksiyona karşı koruma önlemi olarak uygun teknik yardımcı araçlar aranırken, doğal olarak, bulaşma yollarıyla ilgili soru ön planda yer almaktadır. Doğrudan ve dolaylı olmak üzere iki bulaşma şekli mevcuttur.

Doğrudan bulaşma, örneğin konuşurken, öksürürken veya hapşırırken olduğu gibi doğrudan insandan insana gerçekleşir. Bu tür doğrudan damlacık enfeksiyonuna karşı en iyi koruma yöntemi günlük maskeler, ayırma panoları kullanmak ve insanlarla aranızda mesafe bırakmaktır. Ancak örneğin Moers Akciğer Merkezi'nin Başhekimi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Thomas Voshaar'da olduğu gibi ortak uzman görüşüne göre, Corona enfeksiyonlarının sadece yaklaşık % 20'si damlacık veya temas yoluyla doğrudan enfeksiyon şeklinde görülmektedir.

Corona bulaşma durumlarının çok daha büyük bir kısmı, virüs yüklü aerosol partikülleri aracılığıyla dolaylı bulaşmadan kaynaklanmaktadır. Hava ve sıvı halindeki bileşenlerin bir karışımı olan aerosol, akciğerlerde üretilir ve nefes alıp verme ve konuşma sırasında bulunulan mekana salınır. Çok küçük aerosoller, oda havasında saatler boyunca asılı kalır ve virüs yüklü şekilde, enfeksiyona neden olan partiküller olarak diğer insanlar tarafından solunabilir. Virüs yüklü aerosol partikülleri, Dr. Voshaar'a göre yaklaşık % 80'lik oranıyla en büyük enfeksiyon riski kaynağını oluşturmaktadır!

İç mekânlarda bu tür bir dolaylı enfeksiyona karşı korumayı ancak, oda havasındaki virüs yükünü ciddi şekilde azaltma hedefiyle uygun önlemler sağlar. Bu konuyla ilgili olarak sıkça ve düzenli olarak yeterli düzeyde havalandırma uygulanması önerilmektedir, ancak bu her yerde uygulanabilir değildir ve ancak iç ve dış hava arasında büyük bir sıcaklık farkı söz konusuysa veya pencerenin önünde rüzgâr esiyorsa etkili olur.

İç mekanlardaki havada taşınan virüslere karşı en etkili koruma, uygun cihazlarla etkin bir hava temizleme ve hava filtreleme işlemi aracılığıyla sağlanır. Bu alanda, çok sayıda tedarikçi kendi cihazlarını kurtarıcı bir çözüm olarak övmektedir. Ancak konu virüs filtreleme olunca, teknik ayrıntılara dikkatli bir şekilde bakmak çok işe yarar, çünkü hiçbir şey sağlığınızdan önemli değil!

Bu nedenle, Corona'ya karşı virüs filtrelemeye yönelik teknik çözümlerle ilgili en önemli soruları ve yanıtları aşağıda sizin için bir araya getirdik.

Virüs yüklü aerosol partikülleri, yaklaşık % 80* ile SARS-CoV-2 için en büyük enfeksiyon kaynağını oluşturur

SSS Hızlı gezinme


01. Hava filtreleme ve hava temizleme yöntemlerine genel bakış

Piyasada, hava temizlemeye yönelik farklı yöntemler sunulmaktadır, ancak bunlardan sadece çok az bir kısmı etkili bir virüs filtreleme uygulaması için kullanılabilir.
Aşağıda, faydalanma bilgileriyle birlikte, sunulan yöntemlerle ilgili bir seçki bulabilirsiniz.


01.01 – Elektrostatik filtreleme

Elektrostatik filtreler veya kısaca elektro filtreler veya elektrostatik elemanlar, doğrusunu söylemek gerekirse klasik anlamda filtre değildir, bu nedenle doğru tanım aslında elektrikli separatör veya elektrikli toz separatörüdür. Bu tür elektrostatik elemanlar, orijinal olarak endüstriyel proseslerde, örneğin elektrik santrallerinde duman gazı temizleme amacıyla atık hava temizleme için kullanılır.

Burada, emilen ve kabaca ön filtreleme uygulanan hava bir iyonlaştırıcıdan geçirilir ve bir elektrik alanında yüksek gerilim altında yüklenir, bu sayede, yüklenen kir partikülleri karşı taraftaki yüklenen kolektör tarafında çökelir.

İlgili endüstri tesisleri, mekansal koşullara ve hava akış hızlarına göre titizlikle tasarlanır, bu durum, evlerde kullanılan "kullanıma hazır" cihazlarda normalde söz konusu değildir.

Bu nedenle bu tür elektrostatik elemanlar prensip olarak etkilidir, ancak bu tür cihazların tasarımsal sebeplerle hiç sağlayamayacağı gerekli temiz hava hacmi anlamında yeterli değildir.

Hava hacmi 50 m³ olan küçük bir oda ve bilimsel olarak önerilen saatte 6 hava sirkülasyonu sayısı için saatte 300 m³ temiz hava hacmi gerekir, ancak evlerde kullanılan bu tür cihazlar çoğunlukla buna hiç uygun değildir. Dolayısıyla, bu tür elektrostatik cihazların üreticileri, cihazlarının hava kapasitesini belirtme konusunda boşuna sessiz kalmaz ve bu bilgileri hiç vermez.

Diğer bir hoş olmayan yan etki, elektrostatik filtrelerin kullanıcının kendisi tarafından temizlenememesi ve değiştirilememesidir. Temizlik için zahmetli bir ultrasonik banyo gerekir ve bu işlem, ancak yüksek bir maliyet karşılığında üreticinin fabrikadaki servisi tarafından gerçekleştirilebilir.


01.02 – Mekanik filtreleme

Mekanik elyaf filtre şeklindeki hava filtreleri, neredeyse tüm filtreleme uygulamalarında olduğu gibi modern teknoloji ürünüdür ve bu nedenle çoğu hava temizleme cihazında standarttır. Mekanik filtrelemede hava, istenmeyen maddelerin ayrıştırılmasını sağlayan ince filtre kumaşı üzerinden iletilir. Burada; TAC XT, TAC V+, TAC M, TAC ECO, TAC BASIC veya AirgoClean® One'da kullanılan örneğin F7 ön filtre gibi toz filtreleri ve H14 filtre gibi asılı madde filtreleri birbirinden farklıdır. Yüzey filtrelemede, filtreleme maddesinin ortalama gözenek büyüklüğü ayrıştırılacak partiküllerden daha küçüktür, bu nedenle burada elek etkisi ve yüzeyde ayrıştırma daha ağırlıklıdır.

Trotec'in TAC XT, TAC V+, TAC M, TAC ECO, TAC BASIC ve AirgoClean® One yüksek performanslı hava temizleme cihazlarında kullanılan HEPA-H14 filtre gibi mekanik asılı madde filtreleri, bunun aksine çok açık elyaf yapıları içerir; bu nedenle, ayrıştırılacak partiküller, maddeye girebilir ve filtrenin iç kısmında güvenilir bir şekilde tutulabilir. Bu; elek etkisi, atalet, durdurma ve difüzyon gibi birçok fiziksel etki nedeniyle gerçekleşir. Pratikte, derin filtreleme yapan elyaf filtrelerde bütün bu mekanizmalar birlikte etkili olur ve çok küçük partikül çapları için de yüksek bir ayrıştırma derecesi elde etmeyi sağlar. Trotec hava temizleme cihazlarına entegre edilen H14-HEPA yüksek performanslı filtreler, örneğin oda havasında bulunan 0,1 - 0,3 µm boyutundaki küçük aerosol partiküllerini bile % 99,995 oranında filtreler!


01.03 – UV ışığı uygulama, diğer adıyla fotoliz

Alman Çevre Bakanlığı'nın İç Mekan Hava Hijyeni Komisyonu, resmi bir duyuruda açık bir şekilde, fotokataliz prensibine göre çalışan hava temizleme cihazlarının kullanılmamasını önerdi. Hatta işletim sırasında, gerçek koşullarda oda havası kalitesinde kötüleşmeler görülmektedir.

UV-C ışınlarıyla hava temizleme uygulamasında zengin enerjili ışınlar, moleküllerin bağını etkiler ve bu bağın çözülmesine neden olur. Bu sayede, prensip olarak birçok virüs ve mikrop parçalanabilir. Ancak burada, aynı zamanda oksijen molekülünün bağı da çözüleceği için zehirli ozon oluşma ve odaya salınma tehlikesi ortaya çıkar.  

Benzer bir yöntem de fotokatalizdir. Burada, örneğin özel bir filtre kaplaması gibi UV ışığı tarafından uyarılan ek bir madde, katalizör olarak işlev görür. Bu durumda ışın uygulamak, havada taşınan zararlı maddelerin oksidatif olarak bozunmasına neden olur.

Fotokatalitik hava temizleme yönteminin artısı: Bu yöntem prensip olarak çalışır, bu nedenle UV-C sterilizasyon ünitesi, örneğin konteynırlarda, depolarda veya kargo alanları gibi endüstriyel alanlarda başarıyla kullanılır.

Yüzeylerin sterilizasyonu için UV-C ışınları uygulamak kendini kanıtlamış bir yöntemdir. Ancak burada da yeterince uzun ışın uygulama süreleri sorunsuz bir şekilde realize edilebilir ve bu sayede gereken ışın dozu sağlanır.

Akan havanın işlenmesinde tam da bu bağlamda sorun yaşanır: Büyük bir hava hacminin küçük bir cihazdan geçmesi ve orada yayılması istenir. Bununla birlikte, havanın cihazdaki bekleme süresi her zaman çok kısadır ve gerekli ışın dozu değerine ulaşılamaz. Pratikte, bekleme süresini uzatmak için çoğunlukla hava hacmi azaltılır. Sonuçta elde, saat başına sadece çok küçük bir hava hacmini işleyebilen bir cihaz mevcuttur ve bu nedenle bu cihaz, istenen 6 kat sirkülasyon hızına uyulurken sadece çok küçük odalar için uygundur.

Buna ek olarak, yüksek ışın yayımı performansına sahip UV-C cihazları kullanılırken zehirli ozonun oluşma ve oda havasına karışma riski de ortaya çıkar. Çalışma sırasında, ikincil bileşikler oda havasına karışır. Bu, oda havası kalitesinin kötüleşmesine bile neden olabilir.

Alman Radyasyondan Korunma Bakanlığı’nın Corona virüsle mücadele etmek için UV-C dezenfeksiyon cihazlarının kullanılmasına karşı uyarıda bulunmasının temel nedenlerinden biri de budur.

Bilimden de uyarılar var: Mevcut çalışmalar, eksik inaktivasyonun virüslerde genetik değişikliklere ve bunun sonucunda virüs mutasyonlarına yol açabileceğini öne sürüyor. Bu nedenle UV dozu tek bir geçişten sonra bile mikroorganizmaların en az %90’ı inaktive edecek sekilde yüksek olmalıdır.


01.04 – İyonlaştırıcı teknolojisine sahip plazma hava temizleme cihazı

Alman Çevre Bakanlığı'nın İç Mekan Hava Hijyeni Komisyonu, resmi bir duyuruda açık bir şekilde, plazma jeneratörlü veya iyonizasyon prensibine göre çalışan hava temizleme cihazlarının kullanılmamasını önerdi. Hatta işletim sırasında, gerçek koşullarda oda havası kalitesinde kötüleşmeler görülmektedir.

Bazı tedarikçiler, virüs filtreleme için "plazma alanı iyonizasyonu" veya "Yüksek hassasiyetli plazma hava temizleme" özellikli cihazlar sunuyor. Hava kapasitesi çoğunlukla 200 m³'ün altında olan bu cihazların temel kullanım alanı, gerçekten de iyi oldukları koku nötralizasyonudur.

"Plazma hava temizleme cihazları", koku molekülleri, bakteriler ve virüsler içeren hava akarken oksitlenir – kesinlikle bu amaçla tasarlanmamışlardır ve aynı zamanda, bu cihazların kapasitesi çok sayıda insanın bulunduğu büyük mekanlarda herhangi bir etki oluşturmak için kesinlikle yeterli olmadığı için, bu cihazlar, mekanlardaki yüksek seviyede aktivitede bulunan çok sayıda insandan kaynaklanan yoğun aerosol bulutlarıyla hızlı ve etkili bir şekilde mücadele edemez.

Bunun için, proses gereği cebri olarak ozon gazı da üreten çok daha güçlü iyonizasyon tüplerinin takılması gerekir. Çalışma sırasında, ikincil bileşikler oda havasına karışır. Bu, oda havası kalitesinin kötüleşmesine bile neden olabilir. Berlin Teknik Üniversitesi Herman-Rietschel Enstitüsü'nde yapılan bir araştırmada, oda havasındaki aldehit konsantrasyonlarında da bir artış olduğu kanıtlandı. (Zeidler, O. ve arkadaşları. (2009) Cihazların hava temizleme verimliliği. Sağlık Mühendisi 130:3-7, ISSN 0932-6200)

Ozon bir gazdır ve zehirlidir, yani yaşam alanlarında kullanılmasına izin verilmez.

İşlem yarıçapı çok küçük şu anlama gelir: Yüzeyde etkinliği yok

Bu plazma alanı iyonlaştırıcılarının odayı dolduran hava temizleme etkinliğine karşı ikinci bir mutlak kriter, hava kapasiteleridir. Oda havasındaki virüsleri etkin ve hızlı bir şekilde filtrelemek için bu oda havasının büyük hacimli olması ve öncelikle hızlı filtrelenmesi gerekir. Öksürürken veya örneğin spor salonunda yoğun bir şekilde nefes alıp verirken oluşan sürekli tehlike nedeniyle birkaç dakikada bir insanların bulunduğu bölgedeki oda havasının komple filtre edilmesi gerekir. Cihazın içinden geçmeyen filtre edilmez!

Enfeksiyona karşı etkili koruma sağlayabilmek için, bu nedenle her saat başına en az 6 hava sirkülasyonu gerekir – başka insanların enfekte olmaması için, insanların bulunduğu bölgedeki aerosol bulutlarını hızlı bir şekilde pasifleştirmek üzere saatte 6 kez tüm hava cihazın içinden geçirilmeli ve burada filtrelenmelidir.

Ancak bu plazma hava temizleme cihazları, bir saat hava sirkülasyonu aralığıyla sunulur, yani saatte sadece tek bir hava sirkülasyonu sağlayabilir. Bu tür bir kapasiteyle büyük aerosol bulutları, bırakın temizlenmeyi, kısmen de olsa seyreltilemez. Virüslere karşı temizleme yöntemi olarak hiçbir etkisi olmayan bir yöntem ve sadece "Buna inanmak gerek" yönlendirmesi.

Alman Çevre Bakanlığı, virüs filtreleme ve iyonizasyon konusunda itiraz kabul etmeden şu sonuca vardı: "İyonize edilmiş hava, oda havasındaki virüslerin azaltılması söz konusu olduğunda tek başına etkili değildir."


02. Normlar, karakteristik sayılar, filtre sınıfları ve güç değerleri


02.01 – CADR değeri nedir?

Bu kısaltmanın açılımı "Clean Air Delivery Rate"dir ve bu, AHAM (Association of Home Appliances Manufacturers) adındaki ABD kuruluşu tarafından, farklı hava temizleme cihazı modellerinin verimliliğini birbirleriyle karşılaştırabilmek amacıyla temiz hava için geçirgenlik değeri olarak geliştirilen bir karakteristik sayıdır.

CADR değeri, bir dakika içinde ne kadar oda havasının toz, polen ve duman şeklindeki üç farklı partikül türünden arındırıldığını belirtir. Bu durumda, AHAM tarafından belirlenen kurallara göre bu üç partikül büyüklüğünden, farklı hava temizleme cihazlarının filtre performansını karşılaştırmak için kullanılabilen bir CADR değeri belirlenir.


02.02 – CADR değeri, virüs filtrelemeye yönelik hava temizleme cihazlarının karşılaştırmasını değerlendirmek için uygun mu?

Gayet açık bir şekilde hayır. Bazı üreticiler, CADR testinin test spesifikasyonunun, virüs filtreleme için önem taşıyan 0,1 ila 0,3 µm'lik aerosol partikülleri boyutlarını ve hava temizleme cihazları ve kullanan filtrelerin püskürtme kapasitesi veya akış geometrisi hakkında herhangi bir ifade içermediğini iddia etmek istiyor.

Bu noktada en ikna edici husus, bu konuda doğrudan AHAM'dan alıntı yapmaktır. AHAM, "Taşınabilir hava temizleme cihazlarının test edilmesiyle ilgili sıkça sorulan sorular" başlıklı dokümanında, altında yer alan cevapla birlikte aşağıdaki soruyu yanıtlıyor:

"Peki bakteri veya virüs boyutundaki partiküllere ne olur? AHAM, güncel CADR ölçümleriyle, bakteri veya virüs yüklerini azaltmanın etkinliğiyle ilgili bir ifadede bulunmaz. AHAM yöntemleri virüs partikülleriyle test uygulamaz ve şu anda bunun mümkün olabileceği hava temizleme cihazlarıyla ilgili bilinen bir emsal tarama çalışması mevcut değil."

Bu nedenle Trotec, TAC XT, TAC V+, TAC M, TAC ECO, TAC BASIC ve AirgoClean® One, yüksek performanslı hava temizleme cihazları için bir CADR değeri belirtmez, çünkü bu değer, virüs filtreleme için anlamlı veya virüs filtrelemeyle ilgili değildir.


02.03 – HEPA – Önemli mi, yoksa sadece abartılı bir reklam mı?

Aerosollerin 1 numaralı virüs taşıyıcısı olduğu, şu sıralar araştırmaların tüm bilim alanlarında kabul edilmiş durumunu temsil ediyor ve medya organları tarafından da sıkça bu konudan ve HEPA hava temizlemeyle sağlanan faydalı teknik çözümden bahsediliyor. HEPA, çok bahsedilen bir kavramdır ve bu nedenle çözüm bulma konusunda büyük bir sorun oluşturuyor.

"HEPA filtre"nin açılımı, "High Efficiency Particulate Air Filter" şeklindedir ve oda havasındaki en küçük kir partiküllerine karşı koruma sağlayan bir asılı madde filtresini tanımlar.

Bu tür filtrelerin verimlilik gereklilikleri ve sınıflandırılması çeşitli normlarda açıkça tanımlanmıştır, fakat HEPA tanımının kullanımıyla ilgili bir koruma uygulaması maalesef tanımlanmamıştır.

Bu nedenle pazardaki sayısız tedarikçi firma, pazarlama departmanlarını zorlamakta ve SilentHEPA, ComfortHEPA veya NanoHEPA şeklinde kelime anlamı güçlü kavramlar yaratmaktadır. Her şeyin adı HEPA'ya benziyor, fakat hiçbiri buna uygun şekilde filtrelemiyor!

Yani cihaz seçiminde sadece HEPA sloganına değil, mutlaka temel filtre sınıfına ve norma da dikkat edin. HEPA'nın aksine bu faktörler, kullanım anlamında açık ve benzersiz bir şekilde sınıflandırılmıştır.

HEPA, her zaman HEPA değildir

HEPA filtre sınıfıyla ilgili bilgiler ve her filtre için öngörülen test sertifikası eksikse, sadece isminden dolayı, "gerçek" bir HEPA filtre değil, bir "Hayali HEPA filtre" söz konusudur. Gerçek bir HEPA filtre sadece EN 1822 veya ISO 29463 normları uyarınca sertifikalandırılmıştır. Ek olarak, normlara uygun her HEPA filtre, HEPA filtreleme amacıyla kendisi için tasarlanmış olduğu hava kapasitesi değeriyle işaretlenmelidir.

Normlara uygun hava kapasitesi bilgisi, filtre verimliliği için zorunludur, çünkü tabii ki her filtreden bariz bir şekilde daha büyük bir hava hacmi geçirmek mümkündür. Ancak bu durumda filtre etkisini kaybeder ve bir H13 filtre, örneğin sadece etkisiz bir E11 filtrenin verimiyle çalışır.


02.04 – HEPA filtre sınıfı – önemli olan normlardır

Avrupa Filtre Test Normu EN 1822, mutlak filtrelerin test edilmesi ve bu filtrelerin sınıflandırılarak ilgili EPA (E), HEPA (H) ve ULPA (U) filtre gruplarına ayrılmasıyla ilgili en önemli temeli oluşturmaktadır. Ayrıca bu normu temel alan ISO 29463 normu, EPA, HEPA ve ULPA filtreler için dünya çapında geçerli bir standarttır.

EN 1822-1, filtrelerin ayrıştırma derecesini test etmek için partikül sayma yöntemini temel alan bir yöntem belirler ve asılı madde filtrelerinin ayrıştırma derecesine göre sınıflandırılmasına olanak sağlar. Bunun dışında, her bir filtre, sızdırma açısından kapsamlı bir şekilde incelenir. Test edilen filtre, ancak kaçak testinden başarıyla geçtikten ve gereken ayrıştırma derecesi belirlendikten sonra sınıflandırılır ve uygun bir test sertifikası alır. Sadece H13 veya H14 sınıfındaki filtreler, EN 1822 uyarınca sertifikalı HEPA filtrelerdir!

HEPA H13'te 0,1 - 0,3 µm arasındaki partikül boyutları için geçirgenlik derecesi ≤ % 0,05 iken partikül ayrıştırma derecesi ≥ 99,95, HEPA H14'te ise geçirgenlik derecesi ≤ % 0,005 iken partikül ayrıştırma derecesi ≥ 99,995 değerindedir. Örnekle ifade edecek olursak: Filtreden geçen 100.000 partikülden HEPA-H14 filtre 99.995 tanesini tutar, 100.000 partikülden sadece 5 tanesi filtreden geçer.

ISO 29463 sayılo norm da benzer test yöntemini temel alır. Burada da filtre sınıflandırması, H grubu (HEPA) filtreler için belirlenmesi gereken MPPS verimliliğini (most penetrating particle size) temel alır. ISO 40 H filtre sınıfı (EN 1822 uyarınca HEPA H13 ile karşılaştırılabilir) için maksimum geçirgenlik derecesi ≤ % 0,05 iken toplam verimlilik değerinin ≥ % 99,99 ve ISO 45 H filtre sınıfı (EN 1822 uyarınca HEPA H14 ile karşılaştırılabilir) için maksimum geçirgenlik derecesi ≤ % 0,025 iken toplam verimlilik değerinin ≥ % 99,995 olması gerekir.

Sadece TAC XT, TAC V+, TAC M, TAC ECO, TAC BASIC veya AirgoClean® One'da kullanıldığı gibi HEPA H14 veya ISO 45 H sınıfı yüksek performanslı filtreler, oda havasındaki virüs yüklü aerosol partiküllerini (0,1 - 0,2 µm) % 99,995 oranında filtreleyebilir. Bununla birlikte EN 1822 uyarınca H14 filtreler, % 99,95'lik performansa sahip H13-HEPA filtrelerden 10 kat ve birçok hava temizleme cihazında kullanılan sadece % 95'lik performansa sahip E11-EPA standart hava filtrelerinden 1.000 kat daha yüksek bir filtre performansına sahiptir!

Önemli: Reklamlarda genelde bu şekilde adlandırılmalarına rağmen, E10, E11, E12 sınıflarındaki filtreler, EN1822 uyarınca HEPA filtre değil, sadece EPA filtredir. Normlara uygun "HEPA" tanımı sadece H13 ve H14, veya ISO 35 H ve ISO 45 H sınıfları için geçerlidir.

Bu nedenle, satın alma sırasında her zaman AB'de izin verilen filtre sertifikalarına dikkat edin. Burada, ya filtre standardı (ISO) ya da filtre sınıfı (EN) net şekilde belirtilmiş olmalıdır.

EPA ve HEPA sınıflandırmasının filtre sınıfı karşılaştırması

02.05 – Etkili bir virüs filtreleme uygulaması için neden sadece HEPA-H14 filtreleri uygun?

Oda havasını virüslerden arındırılmış halde tutmaya yönelik etkin filtre performansının alternatifsiz olduğu, bugün rakip firmalar da dahil olmak üzere tüm uzmanlar tarafından kabul ediliyor. Fakat virüs filtreleme için H13 filtrenin, hatta E12 veya E11 filtrenin bile yeterli olduğu bilgisi hâlâ sıkça okunuyor. Fakat yanlış bir ifade çok tekrar edildiğinde daha doğru olmaz!

İşin doğrusu şudur: Sadece TAC XT, TAC V+, TAC M, TAC ECO, TAC BASIC veya AirgoClean® One'da kullanıldığı gibi H14-HEPA veya ISO45H yüksek performanslı filtreler, oda havasındaki virüs yüklü aerosol partiküllerini (0,1 - 0,2 µm) % 99,995 oranında güvenli şekilde filtreleyebilir.

Bununla birlikte EN 1822 uyarınca H14 filtreler, % 99,95'lik performansa sahip H13-HEPA filtrelerden 10 kat ve birçok hava temizleme cihazında kullanılan sadece % 95'lik performansa sahip E11-EPA standart hava filtrelerinden 1.000 kat daha yüksek bir filtre performansına sahiptir!

Federal Almanya İş Güvenliği Kurumu da HEPA H14'ü virüs filtreleme için minimum filtre sınıfı olarak tanımlamaktadır

Federal Almanya İş Güvenliği Kurumu'nun "Laboratuarlar ve hayvancılık alanlarıyla ilgili koruma/güvenlik kademesi 3 ve 4 olan oda havası tekniği sistemlerinde HEPA filtre kullanımı" konusuyla ilgili teknik rapor olarak hazırladığı bir ifadede, ilgili tehlike durumunda HEPA filtrelemenin mutlaka gerekli olduğu ve H13 sınıfındaki HEPA filtrelerin bakterilerin filtrelenmesinde HEPA-H14 filtreler kadar etkili olduğu, ancak iki HEPA filtre sınıfının arasında MPPS aralığı (Most Penetrating Particle Size) anlamında ciddi farklar olması sebebiyle virüs filtreleme kullanım alanında sadece H14 sınıfı HEPA filtrelerin gerekli ayrıştırma oranlarını sağlayabileceği açıkça belirtilmektedir!

BAUA (Federal Almanya İş Güvenliği Kurumu) raporunda kelimesi kelimesine anlamı: "HEPA filtreler ve bu filtrelerin dış gövdesinde kullanılan teknolojiyle ilgili bilgiler için DIN EN 1822-1, DIN EN ISO 14644-3, DIN EN 15242, VDI 2083 Sayfa 3, VDI 6022 ve TRGS 522'ye başvurun. HEPA filtreler, DIN EN 1822-1 uyarınca en azından H14 sınıfına uygun olmalıdır.“


02.06 – Filtrenin termik dekontaminasyonu hijyenik açıdan neden mantıklı?

Bir hava temizleme cihazı, etkili bir virüs filtreleme özelliği olmadan, havada taşınan enfeksiyona karşı koruyucu olarak en baştan işe yaramaz. Bununla birlikte, etkili bir filtreleme de tek başına kapsamlı bir çözüm oluşturmaz, kendi başına sorunun yerini değiştirmekten öteye gidemez. Bu durumda virüsler artık oda havasında olmaz, ancak filtrede aktif ve bulaşıcı bir şekilde tutulmaya devam eder. Bu durumda, usulüne uygun olmayan bir filtre değiştirme işlemi, virüsleri tekrar ortam havasına vermeye yeterli olabilir.

Bu nedenle yasalar, gen teknolojisi tesislerinde açık bir şekilde "Bakım personelini ve diğer insanları enfeksiyonlara karşı koruyacak HEPA filtre değişimi ve bu filtrenin sterilizasyonu işlemlerini" zorunlu kılar (DIN 12980:2005 Madde 9.4.1. uyarınca)."

Benzersiz dekontaminasyon teknolojisi

Termik dekontaminasyon fonksiyonları ile Trotec TAC XT ve TAC V+ yüksek performanslı hava temizleme cihazları, güvenlikle ilgili bu gereklilikleri kendileri sağlar ve bu sayede size maksimum koruma sağlar.

Örneğin tıp teknolojisinde sterilizasyon için kullanılan otoklavlara benzer şekilde TAC XT ve TAC V+, "Alman Malı" tam döküm ve ısıya dayanıklı H14 özel filtreyi düzenli aralıklarla yaklaşık 100 °C'ye kadar ısıtır. Bu filtre açıkça bu amaçla geliştirilmiş ve özel, ısı ileten metal lamellerle üretilmiştir.

Düşük sıcaklıklarla dekontaminasyon yeterli olmaz. Çoğu bakteri yaklaşık 60 °C'lik sıcaklıklarda bile hayatta kalamaz, ancak 60 °C ile 80 °C arasındaki sıcaklıklarda daha da yoğun bir şekilde çoğalan termofil bakteriler ve mantarlar adında büyük bir grup daha mevcuttur.

Dekontaminasyonda genel olarak şu temel kural geçerlidir: Sıcaklık ne kadar yüksekse, o kadar fazla bakteri ve mikrop öldürülür. İçme suyunda mikrop bulunması durumunda, kullanmadan önce suyu üç ila beş dakika süreyle, yani yaklaşık 100 °C'ye sebepsiz yere kaynatmıyoruz. Aynı etkiyi, TAC XT ve TAC V+'nın termik dekontaminasyon fonksiyonu da sağlar.

Bu termik filtre dekontaminasyon teknolojisi sadece Trotec'te mevcuttur ve size birçok benzersiz avantaj sunar! Filtrenin ısıtılması yoluyla, filtrelenen virüslerin infektivite için belirleyici olan proteinleri denşirilir ve bu da virüsleri parçalar. Bu sayede, örneğin uygun olmayan uygulama nedeniyle artık bulaşıcı virüsler filtreden ortam havasına karışamaz. Ayrıca ek olarak bakteriler, mikrolar ve diğer mikroorganizmalar öldürülür. Bunların hepsi, çalışma sırasında ve filtre değişiminde çalışanların % 100 korunması anlamına gelir!

Termik dekontaminasyon işleminin haftada bir kez uygulanmasını öneriyoruz, termik dekontaminasyon sadece hava sıcaklığının düşük ve nemin çok yüksek olduğu hijyenik açıdan hassas bölgelerde günde bir kez uygulanmalıdır. Filtrede haftalık olarak gerçekleştirilen termik dekontaminasyon işlemi haftalık 1,0 kWh'lık bir ek enerji tüketimine ihtiyaç duyar ve sınırlanan enerji tüketimi nedeniyle oda sıcaklığını arttırmaz.

Termik dekontaminasyonun zaman ve para tasarrufu sağlayan bir ek faydası da filtrenin termik rejenerasyonudur, bu fonksiyon, filtre kullanım ömrünü ve dolayısıyla değiştirme aralıklarının arasını uzatır.


02.07 – HEPA efsanesi "Cam elyaf tehlikesi"

EN 1822 veya ISO 29463 uyarınca sınıflandırılmış HEPA filtrelerin tasarımı normlara uygun olarak öngörülmüştür. Normlara uygun H13, H14, ISO 35 H ve ISO 45 H sınıflandırmasına sahip HEPA filtrelerin filtre malzemesi, genelde farklı sentetik elyaflardan oluşan sahte HEPA filtrelerin aksine, örneğin cam elyaf kağıdı gibi cam tabanlı olmalıdır.

Ayrıca, sınıflandırılmış HEPA filtrelerin dış gövdesi, filtrenin kaçak içermemesi ve bu sayede, öngörülen kaçak testini başarıyla geçebilmesi için tam sızdırmaz olmalıdır. Tam sızdırmaz, havanın, tüm hava sadece filtrenin içinden sevk edilecek şekilde sızdıran bir yer bulamaması ve azalmış filtre performansıyla buradan geçememesi anlamına gelir.

Sahte, ancak gerçekte sınıflandırılmamış sözde filtrelerde çıplak gözle yapılan kontrolde bile, bu filtrelerin kaçak içermeme dışında her türlü özelliğe sahip olan ve entegre filtre malzemesi içeren kartonlar, kartuşlar veya plastik bir dış gövdeden oluştuğu bir bakışta anlaşılabilir. Bu tür sahte HEPA filtrelere kanmayın, bu filtreler ne tam sızdırmaz özelliktedir, ne de normlara uygundur ve bu nedenle geçerli sınıflandırmaya sahip "gerçek" HEPA filtre değildir.

Bu tür filtrelerin üreticileri, kullandıkları filtre malzemelerinin özel olarak cam tabanlı olmadığını, çünkü cam elyaf parçalarının HEPA filtrelerden dışarıya salındığını ve sonrasında solunum yollarına zarar verebileceğini sıkça söylüyor. Bu iddia tamamen saçmadır! Bu yanlış ifadeyle; virüs araştırma, biyoloji laboratuarları, çip üretim şirketleri tarafından resmi olarak öngörülen ve uygulanan her türlü temiz oda konseptine şüpheyle bakılır.

İşin doğrusu şudur: H13 sınıfından itibaren sertifikalı asılı madde filtreleri, asla elyaf salınımında bulunmayan özel, bağlı bir cam elyaf kağıttan üretilir! Filtreleme maddesi üzerinden cam elyaf salınımı, asılı madde filtresinin tüm etkime prensibini anlamsız hale getirir ve bu filtre, öngörülen testleri geçemez ve bir daha bir test sertifikası alamaz!

Ayrıca, etkin virüs filtreleme için, filtrede ayrıştırılmış olan virüslerin geri dönülmez şekilde denşirilmesi amacıyla bilimsel olarak filtreye düzenli olarak ısıl işlem uygulanması gerekir. 100 °C'ye kadar bu tür sıcaklık değerleri, alışılageldik sentetik filtreleri tahrip eder, sadece cam tabanlı filtre malzemeleri bu sıcaklıklara sürekli olarak dayanır.


02.08 – Virüs filtrelemede bir hava temizleme cihazının temiz hava kapasitesinin anlamı nedir?

Temiz hava kapasitesi, hava temizleme cihazından tekrar odaya verilen havanın virüs içermeyen hava olarak dışarıya üflendiği anlamına gelir. Bu, sadece önceden etkinliği onaylanmış virüs filtreleme uygulamasıyla mümkündür.

Ortam havasının güvenli bir şekilde virüssüz halde tutulması için, hava temizleme cihazının temiz hava sirkülasyon akışının kapasitesi belirleyicidir. Bu tür bir hava sirkülasyonu akışının yapısı, aerosol filtrelemede çok önemlidir. Enfeksiyona neden olan aerosol bulutları, henüz oluşma aşamasında en hızlı şekilde birkaç dakika içinde seyreltilmeli ve filtrelenmelidir. Bunun için, yüksek püskürtme kapasitesiyle birlikte son derece yüksek bir hava kapasitesi gerekir.

80 m²'lik odalarda aerosol konsantrasyonu yaklaşık 6 dakika içinde yarıya inmelidir. Örneğin TAC V+ gibi yüksek performanslı hava temizleme cihazları tam olarak bu gereklilikler için geliştirilmiştir. Odalardaki insan yoğunluğu normal seviyedeyken bilimsel olarak en az 6 hava sirkülasyonu istenir.

Örn. çağrı merkezlerinde veya barlarda insan yoğunluğu fazla olduğunda, sirkülasyon hızının en az 8 kat yüksek bir değere çıkarılması önerilir.

Sağlık alanında ve insanların aktif bir şekilde konuştuğu, şarkı söylediği veya hareket ettiği her yerde en az 12, daha da iyisi 15 hava sirkülasyonu uygulanması istenir.

FlowMatic hacimsel akış kontrolüne sahip TAC XT, TAC V+ veya TAC M gibi Trotec yüksek performanslı hava temizleme cihazlarının aksine, piyasada bulunan hava temizleme cihazları genelde sadece oda havasındaki ince tozlar, kokular ve polenlerin sürekli olarak temizlenmesi için geliştirilmiştir ve önceden virüs yüklü aerosoller filtrelenerek güçlü bir hava sirkülasyonu akışı oluşturacak şekilde tasarlanmamıştır.

Kullanılan filtreler ve bu filtrelerin takıldığı cihazlar, etkin temiz hava yıkaması için gerekli olduğu şekilde bu büyüklükteki hava hacimlerine uygun olarak tasarlanmamıştır.


02.09 – Güvenli bir koruma için oda havası saat başı ne sıklıkla filtrelenmeli?

Sadece filtrelenmiş havayla birlikte yeterli miktarda hava sirkülasyonu sayıları, enfeksiyon riskini minimuma indirir; bu, bilimsel olarak belgelenmiştir. Bu nedenle, aerosol partiküllerinden kaynaklanan enfeksiyon riskleriyle etkin bir şekilde mücadele için, saatte bir ila üç sirkülasyon hızının yeterli olduğunu söyleyen diğer tedarikçilerin iddialarının aksine, hava filtrelemede yüksek sirkülasyon hızları ve dolayısıyla büyük temiz hava hacimleri dışında bir yol yoktur.

Bilimsel araştırmalar, etkin bir virüs filtreleme için, kullanılan hava temizleme cihazının, gereken hava sirkülasyonu sayısı için yeterince yüksek bir hacimsel akış sağlayabilmesi gerektirdiğini göstermiştir. Bu bağlamda hava değişiminden bahsediliyorsa, bu terim, havanın komple değiştirilmesi yerine, saatteki oda hacmini temel alarak beslenen virüs filtrelemesi yapılmış temiz hava oranını tanımlar.

Bu araştırmalarla uyumlu olarak ofisler, toplantı odaları, okullar, kreşler veya restoranlar gibi normal kullanılan odalar için, enfeksiyon riskini etkin bir şekilde azaltmak amacıyla oda havasının altı kez filtrelenmesini, yani minimum değer olarak saatte 6 hava sirkülasyonu uygulanmasını öneriyoruz. İnsan yoğunluğu veya aktiviteler fazlaysa, burada 8 hava sirkülasyonu önerilir.

Terapi odaları, jimnastik salonları, barlar, diskotekler, veya çağrı merkezlerinde oda havasında virüs filtreleme için saatte 8 hava sirkülasyonu, insan yoğunluğunun veya aktivitelerin fazla olması durumunda ise 9 ila 10 hava sirkülasyonu önerilir.

Ve revirler, muayenehaneler veya bekleme odaları gibi çok hassas bölgelerde saatte 12 hava sirkülasyonu, insan yoğunluğunun veya aktivitelerin fazla olması durumunda 13 ila 15 hava sirkülasyonu sağlanmalıdır.

Önemli: Hava değişimi, hava değişimidir!

Bu kural, kullanılan hava temizleme cihazının etkime prensibinden bağımsız olarak geçerlidir. Bu nedenle, "Hava değişimi sayıları bizi ilgilendirmiyor" veya "Bizim teknolojimiz hava değişimi prensibine göre çalışmıyor" gibi ifadeler son derece eleştirel bir gözle değerlendirilmeli ve bu konuda net bilimsel görüşlere güvenilmelidir: Hava değişimi, hava değişimidir – veya doğru ifade edecek olursa, sirkülasyon hızı sirkülasyon hızıdır– sözleri, etkime veya filtre prensibinden bağımsız olarak aynıdır!

Farklı mekânlar için hava değişimi veya sirkülasyon hızı değerleriyle ilgili öneriler

02.10 – "X" hava değişimi hızı, odadaki havanın "X" kez tümüyle değiştirileceği anlamına mı geliyor?

Hayır, bu anlama gelmez. Hava değişimi veya hava değişim hızı, genelde yanlış anlaşılan yaygın bir kavramdır. Sirkülasyon hızı/saat ifadesi teknik olarak doğrudur.

1/s birimindeki hava değişimi, odaya her saat beslenen filtrelenmiş hava oda hacminin katını belirtir. Bu sayı, zaten filtrelenmiş hava kısmen yeniden filtrelendiği için, gerçek filtrelenmiş oda havası hacmine karşılık gelmez.

Virüs filtrelemeyle ilgili olarak, oda havası temizleme cihazlarının, enfekte olmuş insanların bulunması durumunda odada tamamen virüssüz bir hava oluşturamayacağı, aksine sadece hâlâ belirli sayıda virüs içeren bir karışım oluşturabileceği sonucuna varılmıştır.

Sıkça önerilen havalandırma uygulamasında da tamamen virüssüz bir hava değil, sadece virüs konsantrasyonunun önemli ölçüde seyreltildiği bir hava karışımı elde edilir.

Kullanılan hava temizleme cihazlarının sirkülasyon hızları (hava değişimleri) yüksek olduğunda, büyük filtre hacmi nedeniyle oda havasında enfeksiyona neden olan virüs sayısı, hava temizleme uygulanmayan duruma göre çok daha az olur.

Bu konuda yapılan bilimsel araştırmalarda, aerosollerden (virüs yükü) kaynaklanan dolaylı enfeksiyon riskini minimuma indirmek için saatteki "hava değişiminin" veya filtre hava hacminin oda hacmine göre ne kadar olması gerektiğini belirten referans değerler belirtilir.


02.11 – Filtre hava kapasitesi ve cihaz hava kapasitesi – bir madalyonun iki yüzü

Virüs yüklü aerosollerden kaynaklanan enfeksiyon riskini etkin bir şekilde azaltmak için, oda havasının, virüs konsantrasyonunu yeterince seyrelterek enfeksiyon eşiği değerinin altına düşürmek amacıyla yeterli miktarda virüs içermeyen temiz havayla yıkanması gerektiği, bilimsel olarak yeterli düzeyde kanıtlanmıştır.

Normal şekilde kullanılan odalarda, kabul edilen standart değer olarak saatte yaklaşık en az 6 hava sirkülasyonu uygulanır. Örneğin bir odanın hava hacmi 150 m³ ise, bu durum için 900 m³/saat'lik bir hava temizleme kapasitesi gerekir.

Burada, bazı cihazlarda maalesef sadece fanın kapasitesi, hatta ek olarak proses gereği odada girdap şeklinde hareket eden hava, orijinal hava kapasitesi olarak belirtilir, ancak kullanılan filtrenin sınıflandırılmış debisi belirtilmez. Bu ikisinin birbirine ait olduğu çabucak anlaşılmaktadır.

Fanın kapasitesiyle emilen ve dışarı üflenen tüm hava, virüslerden arındırılması için önce filtreden de geçirilerek iletilmelidir. Bunun için, üzerinde uygunluk işareti bulunan sertifikalı filtreler öngörülmüştür. Yani yukarıdaki örnek için filtre de saatte 900 m³ havayı filtreleyebilme kapasitesine sahip olmalıdır! Filtrenin kapasitesi cihaz kapasitesine göre tasarlanmadıysa, filtre, övgüyle bahsedilen filtre verimliliğini de kaybeder ve aslında filtrelemesi gereken partiküllerin de akarak geçmesinde izin verir.

Yani cihaz seçiminde en iyisi sadece, kullanılan filtrenin belirtilen hava kapasitesine dikkat edin ve iyisi mi sadece fanın hava kapasitesinin belirtildiği cihazlardan uzak durun. Çünkü bunlar, pratikte sadece pahalı birer fandır, fakat hava temizleme cihazı değildir!


02.12 – Giderek kirlenen bir filtrede hava kapasitesi azalır mı?

Evet, çünkü en iyi filtre de örneğin trafik yükü gibi nedenlerle zaman içinde kaba ve ince tozlar sebebiyle kademeli olarak tıkanır, bu nedenle yüksek karşı basınç, filtreden daha az hava akmasına neden olur. Bunun sonucunda, daha az temizlenmiş hava odaya girer, bu nedenle de gereken hava hacmi ve hava sirkülasyon hızlarına ulaşılması artık garanti edilemez.

Filtre kirliliği artsa da sabit hava sirkülasyonu hızları sağlamak için FlowMatic otomatik ünitesi

Trotec'in TAC XT, TAC V+ ve TAC M yüksek performanslı hava temizleme cihazlarında, bu sorunu otomatik olarak çözmek için özel bir kumanda olan yenilikçi FlowMatic kontrolü çalışır. Binek araçlardaki hız sabitleme sisteminde olduğu gibi, FlowMatic sensör sistemi, tüm filtre zinciri dahilinde hava debisinin gerçek değerlerini kaydeder ve sistem performansını dinamik şekilde uyarlar. Bu sayede, hava hacmi için önceden bir kez ayarlanan hedef değer, her durumda sabit kalır! Bu özellik sadece filtre kullanım süresini ve sistem verimini arttırmakla kalmaz, aynı zamanda ilgili hijyen konseptinde öngörülen sirkülasyon hızına da uyulmasını garanti eder. FlowMatic kontrolü olmayan hava temizleme cihazları, istenen hava sirkülasyonu sayılarına yönelik gerekliliği sürekli ve kesin olarak sağlayamaz.


02.13 – Odalarda serbest havalandırma uygulaması yeterli bir koruma sağlamaz mı?

Genelde koruma önlemi olarak odadaki virüs yükünün düzenli serbest havalandırma aracılığıyla azaltılması önerilir. Ancak bu önlemin etkisi abartılır: Serbest havalandırma, ancak iç ve dış hava arasında büyük bir sıcaklık farkı olması veya pencerelerin önünde rüzgâr esmesi durumunda fiziksel açıdan etkilidir. Genelde bir sıcaklık farkı söz konusu olmaz ve olduğu taktirde, serbest havalandırma sırasında hızla azalır, dolayısıyla bu mekanizma genelde sadece kısa bir süre için etkili olur ve bu nedenle hava alışverişi buna uygun şekilde uzun sürer. Bu durum, Alman Uzay Araştırma Merkezi'nin araştırmalarında tekrar onaylanmıştır. Pencerenin önünde esen rüzgâr da yeterli bir havalandırma sağlamak için nadiren yeterince güçlüdür.

Serbest havalandırmanın etkinliği, etkilenemeyen faktörlere (sıcaklık, rüzgâr, pencerenin büyüklüğü ve pozisyonu) bağlı olduğu için, fiziksel mekanizmalardan faydalanılamaması durumunda geriye nasıl havalandırma yapılacağı sorusu kalır. Öncelikle sonbahar ve kış mevsimlerinde soğuk cereyan ve üşütme tehlikesi nedeniyle havalandırma yöntemi genelde ayrıca istenmez veya mantıklı değildir.

Serbest havalandırma, kış mevsimine özgü dış sıcaklıklarda ayrıca sadece çevreyi kirletmekle kalmayan, aynı zamanda çok yüksek ısıtma giderlerine yol açan muazzam bir enerji kaybına da neden olur.


02.14 – Bir CO2 ampulü enfeksiyon riskini gösterebilir mi?

Hayır. CO2 konsantrasyonu, enfeksiyon riskinin göstergesi değildir, çünkü CO2 konsantrasyonu ile virüs veya bakteri yükü arasında bir ilişki bulunmaz. Örn. enfekte olmuş kişiler yeni havalandırılmış bir odaya girdiklerinde, düşük CO2 konsantrasyonunda bile bir enfeksiyon riski oluşabilir.

Ancak okullar, ofisler ve konutlardaki belirgin şekilde veya sürekli olarak 1.000 ppm'nin üstünde olan CO2 konsantrasyonları, havalandırma yönetimine yetersiz olduğuna ve bunun sonucunda potansiyel enfeksiyon riskinin arttığına işaret eder. Bu kural sadece pencere havalandırması için değil, aynı zamanda havalandırma sistemleri çalıştırılırken de geçerlidir.

Hava kalitesi göstergesi olarak CO2 değeri: CO2 ampulleri; karbondioksit (CO2), hava değişiminin gerektiğini belirten güvenli bir gösterge olduğu için, her koşulda, çok sayıda insanın bulunduğu odalarda hava kalitesinin iyi mi yoksa kötü mü olduğunu anlamak için kabaca bir yön gösterici olarak kullanılabilir.

1.000 ppm'ye kadar bir CO2 konsantrasyonu, normal koşullarda hijyenik açıdan yeterli bir hava değişimi olduğunu gösterir. 1.500 ppm'lik bir CO2 değerinde, konsantrasyon becerisi hissedilir şekilde azalır ve baş ağırı, yorgunluktan baş dönmesine kadar sorunlara yol açabilir. 1.000 ppm üzerindeki değerlerde, değerler tekrar 400—500 aralığında olacak şekilde oda havalandırılmalıdır.

CO2 ampulleri; havalandırmanın gerekli olup olmadığı, ne zaman ve her şeyden önce ne süreyle gerekli olduğu konusunda güvenilir bir bilgi verebilir. Ancak odadaki güncel bulaşma riski hakkında güvenilir bir bilgi vermez.


02.15 – Partikül veya aerosol ölçüm cihazlarıyla iç mekan havasının virüs yükü belirlenebilir mi?

Hayır, virüsler piyasada bulunan hiçbir el tipi ölçüm cihazıyla doğrudan ölçülemez. Elde edilebilen en iyi sonuçlar, varsayıma dayalı çıkarımlardır, ancak bunlar güvenilir sonuçlar olarak kabul edilemez.

Örneğin CO2 ölçüm cihazlarıyla yetersiz bir hava yönetimi gerçekleştirilmesi gibi, ki bu da muhtemelen potansiyel enfeksiyon riskinin arttığına işaret edebilir, partikül ölçüm cihazlarıyla havadaki A tozun konsantrasyonu hakkında nicel ifadelerde bulunmak mümkündür.

A toz terimi, PM2.5 boyutundaki partikülleri, yani boyutu ≤ 2,5 µm olan çok ince alveoler partikülleri tanımlar; bu partiküller, doğrudan bronşlara kadar ulaşabilecek kadar küçüktür.

Bu çok ince partiküller, aerosoller veya oda havasında binlercesi bulunan başka asılı maddeler de olabilir. Ve bunlar, yine muhtemelen virüs yüklü olabilir ya da olmayabilir. Partikül yükü ile virüs yükü arasında bir korelasyon söz konusu değildir.


02.16 – Otomatik moda sahip hava temizleme cihazlarını virüs filtreleme için kullanmak mantıklı mı?

Piyasada bulunan çoğu hava temizleme cihazı otomatik mod adı verilen bir çalışma moduna sahiptir. Entegre bir sensör sistemi, odadaki hava yükünü belirler ve belirlenen hava yükü önceden ayarlanan "temiz hava" parametre aralığı içinde yer alıyorsa cihazı örneğin bekleme moduna alır.

Şu anda bazı yerlerde virüs filtreleme özelliğiyle bu tür cihazların reklamı yapılıyor ve aynı zamanda pratik otomatik modları da övülüyor – hatta müşteriler, cihazı otomatik modda çalıştırma konusunda kısmen cesaretlendiriliyor. Ancak bu bize göre ölümcül bir hata!

Neden? Çünkü bu tür hava temizleme cihazlarındaki sensör sistemleri, oda havasının kalitesi konusunda bilgilendirebilir, ancak asla bulaşıcılığı hakkında fikir veremez! Çünkü oda havasındaki virüsler, piyasadaki sensör sistemleri kullanılan cihazlarda doğrudan ölçülemez.

Sensör destekli hava temizleme cihazlarının çalışma şeklini ve yüksüz ve yanlış bir şekilde sözde virüssüz olarak da tanımlanan havada otomatik kapatma özelliğini anlamak için, yaygın olarak kullanılan hava kalitesi sensörlerinin teknik olanaklarıyla ilgili yaptığımız kısa bir açıklamayı aşağıda bulabilirsiniz.

Ev tipi hava temizleme cihazlarında kullanılan tipik hava kalitesi sensörleri

Hava temizleme cihazları entegre bir hava kalitesi sensör sistemine sahipse, bu sensörler genelde VOC ölçümü, partikül ölçümü veya CO2 ölçümü için kullanılan sensörlerdir. Bazı cihazlar bu sensörlerin birkaçından oluşan bir kombinasyona da sahip olabilir.

Genel oda havası kalitesini değerlendirmek için bu tür sensörler prensip olarak çok mantıklıdır:

VOC sensörleri

VOC, örneğin düşük sıcaklıkta bile kolayca buharlaşabilen, yani "uçucu hale gelerek" gaz haline dönüşen ve böylece havayı kirleten örnek maddelerdir. Bu nedenle uçucu organik maddeler olarak adlandırılırlar (volatile organic compounds– VOC). Örn. formaldehit, bilinen bir VOC'dir. Bir VOC sensörü, oda havasındaki kantitatif VOC konsantrasyonunu belirleyebilir ve gösterebilir.

Partikül sensörleri

Partikül sensörleri, oda havasındaki mevcut ince toz konsantrasyonunu belirleyebilir ve gösterebilir. İnce toz veya İngilizcesi "Particulate Matter" (PM) ifadesiyle, havada bulunan ve hemen zemine inmeyen ve belirli bir süre havada asılı kalan parçacıklar tanımlanır. Bu tür partiküller, örneğin aşınma, malzeme buharlaşması, yanma veya kimyasal prosesler nedeniyle oluşur.

Bütün bu ince toz türleri, boyutlarına göre birbirinden ayrılır. Bunlar, örn. polenler gibi insanın burun boşluğuna kadar ulaşan ve maksimum çapı 10 µm olan partiküller (PM10) ve doğrudan bronşlara kadar ulaşabilen alveoler olarak adlandırılan, maksimum çapı 2,5 µm olan partiküller (PM2.5) olarak ayrılır.

Ayrıca, çapı 0,1 µm'den küçük çok ince partiküller de mevcuttur. Anlaşılması için: Bir mikrometre (µm), bir milimetrenin binde birine karşılık gelir, yani bir milimetreden bin kez küçüktür. Yaygın olarak kullanılan partikül ölçüm cihazları genelde PM10 ve PM2.5 şeklindeki iki ince toz boyutunu belirler.

CO2 sensörleri

CO2 sensörleri, oda havasındaki karbondioksit konsantrasyonunu ölçer. Karbondioksit, örneğin insan akciğerinde oluşan gaz alışverişinin sonucunda oluşur ve nefes verirken odaya salınır, bunun sonucunda, karşı önlemler alınmaması durumunda odada çok yüksek bir CO2 konsantrasyonu oluşabilir, bu da muhtemelen yorgunluk, baş ağrısı veya konsantrasyonun zayıflamasına neden olur. Bu nedenle CO2 sensörleri, hava değişimi veya oksijenden zengin taze hava girişi gerektiğinde bu durumu göstermek için mantıklı yardımcı araçlardır. 

VOC, ince tozlar ve karbondioksit virüs değildir!

Bu nedenle, daha önce bahsedilen ölçüm sensörlerinin hiçbiri, bazı tedarikçiler az yada çok fazla abartmadan bunu ima etse bile oda havasındaki virüs yükü hakkında gerçekten fikir veremez.

Teknik neden: Teorik altyapıya sahip bir kurnazlık. Korelasyonlar kolayca oluşturulur. Örneğin havada artık hiçbir PM2.5 partikülün ölçülemediği kabul edildiğinde, burada virüs yüklü aerosol partikülleri de mevcut olamaz. Yanlış, çünkü 0,1 - 0,2 µm boyutundaki virüs yüklü aerosol partikülleri PM2.5 partiküllerden bariz bir şekilde daha küçüktür!

Benzer şekilde, VOC veya CO2 değerlerinin de virüs yüklü aerosol partikülleriyle karşılıklı ilişki içinde olduğu kabul edilir – düşük bir VOC veya CO2 konsantrasyonu, aerosol miktarının ve dolayısıyla virüs yükünün düşük olduğu anlamına gelir. Ancak bu korelasyonlar tamamen yanlıştır, kanıtlanmamıştır, güvenilir değildir ve dolayısıyla enfeksiyona karşı kesinlikle koruma sağlamaz!

Dolaylı enfeksiyona karşı büyük ölçüde koruma sağlamak için hava temizleme cihazının gereken güç kademesinde kesintisiz olarak çalışmasının mutlaka gerekli olduğu da buna eklenir. Gücü azaltan bir otomatik mod, odada bulunan insanları büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bırakır.

Ekonomik neden: Gayet açık: Mevcut sensör sisteminin virüs algılama becerileri budanır ve toza ve polenlere karşı etkili olan bir hava temizleme cihazı, satışları arttırmak için "Virüslü hava temizleme cihazı" haline gelir. Bu reklam kokan vaatler, bize göre yanıltıcıdır ve ağır ihmal içermektedir. Bu tür ifadelere kanmayın.

Bu bilgiyle, "Hava temizleme cihazları virüs filtreleme için otomatik modda çalıştırılabilir mi? sorusunun doğru yanıtını artık kendiniz de biliyorsunuz."

Yanıt – Hayır. Entegre sensör sistemi sadece ince tozlar, VOC veya karbondioksit açısından hava kirlenme derecesinin kritik olmayan aralıkta olduğunu gösteren bir ölçüm nedeniyle düşük fan kademelerinde otomatik kapatma fonksiyonunu veya bekleme modunu etkinleştirir. Bu sensörler virüs yükünü kesinlikle belirleyemediği için, odadaki sürekli olarak dışarıya doğru savrulan virüs yüküyle enfekte olan insanlarla bunun hiçbir ilgisi yoktur! Odadaki virüs yüküyle VOC, partikül veya CO2 değerleri arasında bir ilişki yoktur.

Sonuç olarak, bu tür cihazlarda sadece temiz havanın algılanmasına yönelik parametreler ve yardımcı araçlar kullanılır, ancak bu, virüs yüklü hava için söz konusu değildir! Bu, teknik açıdan mümkün değildir.

Şu soruyu kendinize sorun: Bu tür sensörler olsaydı, alkol testinde olduğu gibi, uzun bir süredir bu tür sensör sistemleriyle donatılmış hızlı Corona test cihazlarına sahip olurduk; üfle, ölç, bitti.

Şu an için bu, aynen otomatik modda çalışan bir hava temizleme cihazının havadan kaynaklanan enfeksiyon tehlikesine karşı güvenli bir koruma sağlaması gibi sadece güzel bir hayalden ibaret!

Bu ayrıca, örneğin TAC V+'nın uygun sensör elemanlarına sahip olmamasının ve herhangi bir anda bir otomatik moda veya bekleme moduna geçmemesinin bir nedenidir. Virüs, odadaki enfekte olmuş insanlar aracılığıyla veya bu insanlar odadan çıktıktan sonra da yine havada kalmaya devam edebilir ve asla bekleme moduna geçmez!

AirgoClean® One yüksek performanslı hava temizleme cihazlarımız ve AirgoClean serisi tüm standart hava temizleme cihazlarımızın tümü de VOC, partikül ve CO2 sensörlerine sahiptir. Ancak dolaylı enfeksiyon riskini azaltma amacıyla virüslerin filtrelenmesinde kullanırken, her zaman, sirkülasyon hızına (hava hacmi) yönelik ilgili gerekliliklerde istenen fan kademesinin ayarlanması gerektiğini her kullanma talimatında açıkça belirtiyoruz.


02.17 – Hava temizleme cihazları, virüs filtrelemede otomatik modda çalıştırılmalı mıdır?

Hayır. Aerosollerden kaynaklanan dolaylı enfeksiyon riskini azaltmak için etkin bir şekilde çalıştırılmaları gerekiyorsa, hava temizleme cihazları otomatik modda çalıştırılmamalıdırlar.

Enfeksiyon riskini etkin bir şekilde azaltmak için, H14 filtre sınıfının (EN 1822 uyarınca) yanı sıra, cihazda, metreküp (m³) cinsinden, önerilen hava hacminin (sirkülasyon hızı, hava değişimi olarak da adlandırılır) ayarlanabilmesi gerekir. Bu durumda hava temizleme cihazı, bu fan kademesinde ilgili mekanda insanlar olduğu sürece ve sonrasında da belirli bir süre boyunca sürekli çalıştırılmalıdır.

Bunun tersine, cihazın otomatik modda çalıştırılması durumunda, sensör belirli bir süre veya kesintili havalandırma işleminden sonra düşük CO2, ince toz veya VOC konsantrasyonları ölçer.  Bu durumda fan, otomatik olarak en düşük (en sessiz) kademelere ayarlanır.

Şu anda cihaz sessiz bir şekilde çalışmakta ve daha makul gürültü seviyesi sayesinde kullanıcıyı memnun etmektedir – ancak odada enfekte olmuş insanlar bulunuyorsa, filtre performansı, alt fan kademelerinin düşük hava hacmi nedeniyle gereken değerin bir kesrine düşürüldüğü için artık bulaşıcı aerosollere karşı artık etkin bir koruma sağlanmaz.

Kullanıcıya güven hissi verilir, gerçekte ise neredeyse tamamen korunmasız durumdadır.

Sonuç: Piyasada bulunan oda havası temizleme cihazlarındaki otomatik mod, virüs filtreleme amacıyla kullanım için uygun değildir. Bu cihazlar, iyi bir oda havası kalitesi ayarlamak için kullanılırken toz, polen, formaldehit anlamında veya daha iyi CO2 değerleri sağlamak için havalandırmayı ayarlama konusunda iyidir.

Sadece bu amaçla geliştirilen profesyonel virüs filtreleri, asla otomatik mod içermez, sürekli olarak, oda için gereken sirkülasyon hızıyla çalışırlar.


03. TAC V+ veya AirgoClean® One gibi yüksek performanslı hava temizleme cihazlarıyla ilgili özel sorular


03.01 – VOC veya CO2 için hava kalitesi sensörleri TAC V+'ya neden entegre edilmedi?

Örneğin VOC belirlemede kullanılanlar gibi hava kalitesi sensörleri, tipik olarak, örneğin tütün kokusu veya mobilyalar, halılar, boya kaplamaları, tutkallar gibi oksitlenebilen gazları ve buharları tespit eden karışım gazı sensörleridir.

Ancak bu tür sensörler, havadan kaynaklanan virüs yükünü belirlemek için uygun değildir. Bu amaçla, virüslerle yüklenmiş olabilecekleri için aerosol partiküllerinde bir giriş ölçümü yapmak gerekir. Ancak aerosol yükünün kapasitif olarak ölçümü için uygun ölçüm sensörleri mevcut değildir.

Benzer durum, CO2 sensörleri için de geçerlidir: Oda havasındaki CO2 konsantrasyonu ile yoğun olarak bulunan virüsler veya bakteri yükü arsında asla bir ilişki söz konusu değildir. Yeni havalandırılmış bir odada enfeksiyon riski, CO2 konsantrasyonunun düşük olduğu durumlarda bile enfekte olmuş bir kişi bu odaya girdiğinde hızlı bir şekilde artabilir.


03.02 – Trotec virüslü hava temizleme cihazlarının piyasada bulunan hava temizleme cihazlarından farkı ne?

Evde kullanılan çoğu hava temizleme cihazı, iç mekânlarda toz birikmelerini azaltmayı veya oda havasının polenler veya diğer alerjenlerden arındırılması yoluyla alerji sorunlarını azaltmayı hedefler. Bu cihazlar, her ne kadar zaman zaman üzerlerine satışları arttıran "virüs filtresi" etiketi yapıştırılsa da bu görevler için tasarlanmış ve performans verilerine göre boyutlandırılmışlardır.

Ancak etkili bir aerosol filtreleme için güçlü bir hava sirkülasyonu akışının oluşması çok önemlidir: Enfeksiyona neden olan aerosol bulutları, henüz oluşma aşamasında en hızlı şekilde birkaç dakika içinde seyreltilmeli ve filtrelenmelidir. Bunun için yeterince büyük bir hava hacmi ve aynı zamanda yüksek bir sirkülasyon basıncı kapasitesi gereklidir ve standart cihazlar buna göre tasarlanmamıştır.

Piyasada bulunan ev tipi hava temizleme cihazlarının aksine, TAC XT, TAC V+, TAC M, TAC ECO, TAC BASIC veya AirgoClean® One gibi Trotec yüksek performanslı hava temizleme cihazları en baştan özellikle bu görev için (virüs yüklü aerosollerin filtrelenmesi), yani enfeksiyona karşı koruma amacıyla tasarlanmıştır.

Bu nedenle TAC XT, TAC V+, TAC M, TAC ECO, TAC BASIC ve AirgoClean® One Trotec yüksek performanslı hava temizleme cihazları, standart olarak entegre edilen H14-HEPA filtreyle bile oda havasındaki tüm tehlikeli aerosol partiküllerini ayrıştırabilir ve bu partiküllerin seyreltilmesi amacıyla, yüksek hava sirkülasyon hızları için 1.200 m³/saat'lik bir virüs filtrelemesi yapılmış temiz hava hacmi hazırlayabilir. Opsiyonel H14-Ultra-HighFlow filtre kullanılarak, virüs filtrelemesi yapılmış temiz hava saatte 2.000 m³'e kadar çıkabilir.

Cihazın filtre performansı ve hava kapasitesi birbirine optimum şekilde uyarlanmıştır, ayrıca TAC XT veya TAC V+ gibi modeller, örneğin termik dekontaminasyon ve termik filtre rejenerasyonu, yüksek püskürtme kapasitesi ve optimum akış geometrisi gibi oda havasında etkili virüs filtreleme için mutlaka gerekli birçok fonksiyonla donatılmıştır.

Sonuçta Trotec yüksek performanslı hava temizleme cihazlarının klasik hava temizleme cihazlarından en büyük farkı, Trotec cihazlarının en baştan tutarlı şekilde virüs filtrelemeye yönelik bir sorun çözümü olarak tasarlanmış olmasıdır; standart hava temizleme cihazlarına ise bu özellik, genelde daha sonra reklam etiketleri aracılığıyla eklenmiştir.


03.03 – Termik filtre rejenerasyonu, kullanıcı açısından ne gibi avantajlar sağlıyor?

Filtrede ayrıştırılan virüsleri ve bakterileri etkin bir şekilde pasifleştirmek için, asılı madde filtresinin düzenli olarak ısıl işleme tâbi tutulması en güvenli yöntemdir. Ayrıca H14 filtrenin yaklaşık 100 °C'ye kadar ısıtılması, kullanıcı açısından somut başka avantajlar sağlar.

Bu tür bir işlem uygulanmadığı takdirde filtre kademeli olarak aerosol partikülleri ve diğer asılı maddelerle çok hızlı bir şekilde dolar, bu da filtre direncini arttırır ve filtre kullanım ömrünü önemli ölçüde kısaltır, dolayısıyla zamanından önce değişim gerekir.

Ayrıca filtrelenen aerosoller büyük ölçüde mikro damlacıklardan, yani saf sudan oluşur. Filtrede nemin artması nedeniyle filtre daha hızlı bir şekilde kurumlanmaya başlar ve sürekli yüksek nemlenme durumunda ise ayrıca filtre küf mantarları veya biyofilm oluşma tehlikesi ortaya çıkar. Bu, bir tehlikeyi önlemek yerine koşullara bağlı olarak başka tehlikelerin oluşmasına neden olur. Yani hava kapasitesi azalır, filtre kullanım ömrü kısalır ve filtrede küf mantarları oluşur.

Bunun tersine, filtrenin düzenli olarak yaklaşık 100 °C'lik bir sıcaklığa kadar ısıtılması sayesinde, nem girişi, hızlı kurumlanma ve filtre küf mantarları TAC XT veya TAC V+'da sorun teşkil etmez. Çünkü burada nem, termik rejenerasyon çevrimi sırasında tekrar tümüyle atılır ve filtre bu sayede sadece düzenli olarak kurutulmakla kalmaz, kendi kendine temizleme fonksiyonu sayesinde ayrıca rejenere edilir.

Bu yenilikçi yöntemle filtre direnci düşük ve temiz hava debisi de çok daha uzun bir süre sabit olarak yüksek seviyede kalır. Bunun sonucunda, termik rejenerasyon ve dekontaminasyon özelliği olmayan diğer filtre sistemlerinin aksine çok daha uzun bir kullanım ömrü elde edilir.


03.04 – "Antiviral" filtre kaplamaları, termik dekontanimasyona oranla etkili ve ekonomik açıdan üstün bir alternatif değil mi?

Bazı rakip firmalar, kendi hava temizleme teknolojilerini, virüs pasifleştirme amacıyla antiviral kaplamaya sahip olduğu söylenen ve bu nedenle, örneğin TAC V+'ya entegre edilen termik pasifleştirme fonksiyonu gibi termik pasifleştirmeye ihtiyacı olmayan entegre H14-Hepa filtreleriyle tanıtıyor.

Bu tür kaplamalar virüs yüklü aerosollerde etkili olabilir mi ve hatta termik virüs pasifleştirmeye uygun fiyatlı bir alternatif oluşturabilir mi?

Etkinlikle ilgili soruda şu noktada dikkatli olmak gerekir: Mikrobiyal veya antiviral % 100 etkili bir kaplama olsaydı ve ayrıca mevcut yöntemlere göre daha uygun maliyetli olsaydı, bu kaplama örneğin doğrudan tıp teknolojisinde yoğun bir şekilde kullanılmaz mıydı? Günümüzde örneğin cerrahi aletler veya başka aletler hâlâ çoğunlukla sıcak hava sterilizatörlerinde sterilize ediliyor – yani TAC V+'da kullanılan prensip. Hiçbir cerrahi alet antiviral şekilde kaplanmaz – hayır – bu aletler her kullanımdan sonra, mevcut mikropları öldürmek için termik olarak işleme alınır.

Aynı şekilde antiviral kaplamalı tencereler de yoktur: Eskiden beri mikropsuz bir şekilde yemek pişirmek için şu kural boşuna uygulanmıyor: 100 °C'de 3 ila 5 dakika ısıtıldığında tüm mikroorganizmalar ölür. 100 °C ile uygulanan bir ısıtma işleminin, pratikte tüm patojenleri öldürdüğü yüzyıllardır kanıtlanmış durumdadır – bu nedenle TAC V+ da bu prensibe göre çalışır!

Peki kaplamalı modellerde fiyat avantajı nasıl?

Burada, en önemli tasarruf faktörü olarak TAC V+'nın sözde pahalı olan termik dekontaminasyon özelliğinden bahsedilmektedir. Termik dekontaminasyon işleminin haftada bir kez uygulanmasını öneriyoruz, termik dekontaminasyon sadece hava sıcaklığının düşük ve nemin çok yüksek olduğu hijyenik açıdan hassas bölgelerde günde bir kez uygulanmalıdır. Haftalık olarak gerçekleştirilen bir termik dekontaminasyon işlemi için ek enerji tüketimi haftada sadece 1 kWh'tır.

Fakat komple maliyet, ancak tüm hesaplama yapıldıktan sonra görülür:

Termik dekontaminasyon aracılığıyla TAC V+'nın filtresi aynı zamanda ispatlanabilir şekilde rejenere edilir ve bu sayede kullanım ömrü uzar. Bu nedenle TAC V+'da filtre kullanım ömrü, kullanıma bağlı olarak 24 ila 36 aydır!

Rakip ürünlerin kaplamalı filtreleri sadece 12 aylık bir sürekli kullanıma uygun olarak tasarlanmıştır, yani bir yıl kullanıldıktan sonra değiştirilmeleri gerekir. Bu seçenekte filtrenin aylık maliyeti 38,18 €'dur. (bkz. alttaki hesaplama tablosu).

Şimdi de sıra TAC V+ için karşılaştırma hesaplamasında: Termik dekontaminasyon haftalık olarak gerçekleştirildiğinde virüs filtreleme maliyetleri TAC V+'da rakip ürünün maliyetlerinin % 29'u kadardır – 3 katından daha uygun!

Örneğin muayenehaneler, hastaneler veya gıda endüstrisindeki yüksek hijyen gereklilikleri söz konusu olduğunda termik dekontaminasyon her gün uygulansa bile, filtre işletme maliyetleri TAC V+'da rakip ürünün maliyetlerinin sadece % 42'si kadardır, yani rakip ürünün filtre işletme maliyetleri hâlâ TAC V+'nın iki katından daha fazladır!

Sonuç: Trotec'in TAC V+ ürünündeki filtre işletme maliyetleri, kullanıma bağlı olarak nispeten üç kattan daha düşüktür ve ayrıca, termik dekontaminasyon aracılığıyla etkinliği ispatlanabilir sterilizasyon teknolojisinden faydalanabilirsiniz! Ek faydalar: Filtre nemlenmez, filtrede bakteri, küf mantarı oluşmaz, filtre kokusu olmaz ve filtrenin kulanım ömrü çok uzar!

Virüs filtrelemede maliyetlerin karşılaştırması Rakip ürünler Trotec TAC V+
Virüsleri pasifleştirme antiviral filtre kaplaması aracılığıyla termik dekontaminasyon aracılığıyla, haftada 1 kez termik dekontaminasyon aracılığıyla, haftada 1 kez (5 gün çalıştırma
12 ay 458,20 € (birinci yeni filtre) 14,56 € (termik dekontaminasyon enerji maliyeti:
0,28 €'dan 52 W x 1 kWh)
72,80 € (termik dekontaminasyon enerji maliyeti:
0,28 €'dan 52 W x 5 gün x 1 kWh)
24 ay 458,20 € (ikinci yeni filtre) 14,56 € (bkz. üst kısım) 72,80 € (bkz. üst kısım)
36 ay 458,20 € (üçüncü yeni filtre) 14,56 € (bkz. üst kısım) + 470,06 € (birinci yeni filtre) 72,80 € (bkz. üst kısım) + 470,06 € (birinci yeni filtre)
48 ay 458,20 € (dördüncü yeni filtre) 14,56 € (bkz. üst kısım) 72,80 € (bkz. üst kısım)
Toplam 1.832,80 € 528,30 € 761,26 €
Aylık filtre maliyetleri (48 ay boyunca) 38,18 € 11,01 € 15,86 €
Yüzdesel maliyet karşılaştırması (48 ay boyunca) %100 % 29 % 42
Temeli oluşturan tüm hesaplama fiyatlarına % 19 KDV dahildir

03.05 – TAC XT ve TAC V+'nın filtresi termik dekontanimasyonda neden yaklaşık 100 °C'ye kadar ısıtılıyor?

Isıyla sterilizasyon, daha önce olduğu gibi, mikroorganizmaları pasifleştirmek veya öldürmek için en güvenilir yöntemdir. Boyut ve yapı açısından geniş bir çeşitliliğe sahip olmaları nedeniyle, mikroorganizmalar sıcak hava sıcaklığına karşı farklı derecede direnç gösterir.

Virüsler normalde ısıdan çok kolay etkilenirken ve 55 ila 70 °C'lik sıcaklıklar virüslerin pasifleştirilmesini sağlarken, bakterilerin güvenilir bir şekilde denşirilmesi için bariz bir şekilde daha yüksek sıcaklıklar gerekir. Bu nedenle, TAC V+'nın termik dekontanimasyon işlemi sırasında ısıyla sterilizasyon, yaklaşık 100 °C'de gerçekleştirilir. Bu sıcaklık aralığında, sadece tüm virüslerin pasifleştirilmesi değil, aynı zamanda çoğu bakterinin ölmesi de sağlanabilir.


03.06 – Odada bir Trotec yüksek performanslı hava temizleme cihazı kuruluysa maske kullanmaktan vazgeçilebilir mi?

Hayır, Trotec yüksek performanslı hava temizleme cihazları, oda havasındaki virüs yüklü aerosol partikülleri nedeniyle doğrudan enfeksiyona karşı güvenilir bir koruma sağlar – Ancak kısa mesafede güçlü şekilde öksürme, hapşırma veya yüksek sesle konuşma yoluyla doğrudan damlacık enfeksiyonu oluşma riski, yüksek performanslı hava temizleme cihazlarımızla bile engellenemez.

Optimum bir komple koruma, ancak TAC XT, TAC V+, TAC M, TAC ECO, TAC BASIC veya AirgoClean® One gibi bir yüksek performanslı hava temizleme cihazının çalıştırılmasının yanı sıra MHM kurallarının uygulanması aracılığıyla, yani diğer insanlarla arada yeterli Mesafe bırakma (A), eller düzenli şekilde yıkanarak ve dezenfekte edilerek Hijyen (H) ve örneğin bir burun-ağız koruyucusu gibi günlük Maske (M) takarak sağlanır. Ancak aerosollere karşı koruma önlemi olarak yüz siperi takmak, birçok araştırmada kanıtlandığı gibi etkisizdir. Maskeye alternatif olarak pleksiglas ayırma panelleri ile de ofiste veya okulda yeterli seviyede koruma sağlanabilir. Optimum etki, çepeçevre bir yönlendirme paneliyle donatıldıkları takdirde koruma duvarları ile sağlanır.


03.07 – Virüs filtrelemenin etkinliğiyle ilgili bilimsel kanıtlar var mı?

TAC V+ gibi Trotec yüksek performanslı hava temizleme cihazlarının aerosollerden kaynaklanan dolaylı enfeksiyon tehlikesini azaltma konusundaki etkinliği, lider Alman enstitülerinin gerçekleştirdiği birçok bilimsel araştırmada kapsamlı bir şekilde onaylanmıştır – örn. Münih'teki Alman Silahlı Kuvvetleri Üniversitesi'nin Akışkanlar Mekaniği ve Aerodinamik Enstitüsü'nde görevli Prof. Dr. Christian Kähler'in pek çok kez alıntı yapılan araştırmasında olduğu gibi.

Ayrıca Prof. Dr. Kähler ve ekibi, özel olarak aşağıdaki soruyla ilgilenen başka bir araştırma daha yapmıştır: "Pandemi sırasında okullarda eğitim güvenli bir şekilde gerçekleştirilebilir mi?" Bu araştırma, serbest havalandırmadan CO2 ampullerine ve koruma maskelerinden oda havasını temizlemeye kadar akla gelebilecek birçok koruma konseptini açıklığa kavuşturuyor.

Bu araştırmanın sonucu: Oda havası temizleme cihazı aracılığıyla dolaylı enfeksiyon tehlikesinin azaltıldığı koruma konseptleri, (1.) saatteki hava sirkülasyon hızının oda hacminin en az altı katına karşılık gelmesi, (2.) cihazdan bir kere geçerken virüslerin % 99,995 oranında ayrıştırılması (H14 sınıfı bir filtreyle) ve (3.) cihazın rahatça çalıştırılabilecek kadar sessiz olması durumunda, odadaki virüslerin kısa süre içinde ayrıştırılması veya pasifleştirilmesi gibi bir avantaja sahiptir. Trotec'in TAC V+ bu gerekliliklerin hepsini karşılar ve bununla birlikte sınıflarda ve benzer şekilde kullanılan iç mekânlarda enfeksiyona karşı güvenilir bir koruma sağlar.

Fraunhofer Yapı Fiziği Enstitüsü IBP de yaptığı bir araştırmada TAC yüksek performanslı hava temizleme cihazlarının Trotec termik dekontaminasyon tekniği ile virüs pasifleştirmede en yüksek etkinliğe sahip olduğunu onaylıyor!

Talep ettiğiniz takdirde, Trotec'in yüksek performanslı hava temizleme cihazlarıyla ilgili diğer araştırmalar hakkında da sizi ayrıntılı şekilde bilgilendirmeye hazırız.


03.08 – Trotec'in yüksek performanslı hava temizleme cihazları IRK'nın (Alman Çevre Bakanlığı'nın İç Mekanlar Hava Hijyen Komisyonu) gerekliliklerini karşılıyor mu?

Yüksek performanslı hava temizleme cihazları TAC XT, TAC V+ ve TAC M, IRK'nın tüm gerekliliklerini karşılar.

Birincisi, güçlü püskürtme kapasitesi ile bağlantılı olarak bu yüksek performanslı hava temizleme cihazlarının yüksek hava hacmi aracılığıyla tüm odada hedefe yönelik ve doğru hava bir yönlendirmesi sağlanır.

İkincisi, bu Trotec cihazları hacimsel akış kontrollüdür ve hava debisi özel olarak yerel koşullara uyarlanabilir. Opsiyonel Flowstop kapakları aracılığıyla ayrıca, TAC yüksek performanslı hava temizleme cihazının dört üfleme tarafından birinde veya ikisinde havanın dışarıya çıkması bloke edilebilir ve bu sayede ana üfleme yönü mekansal koşullara uyarlanabilir.

Üçüncüsü, tüm Trotec yüksek performanslı hava temizleme cihazları mobildir ve hedefe yönelik olarak doğru konumlara yerleştirilebilirler.

Alman Çevre Bakanlığı'nın İç Mekanlar Hava Hijyen Komisyonu, görüşlerini şu şekilde ifade ediyor:

"Entegre HEPA filtreli mobil hava temizleme cihazlarının sınıflarda kullanılması, IRK açısından, tüm ders süresi boyunca oda havasındaki asılı partiküllerden (örn. virüsler) etkin bir şekilde kurtulmak için yeterli değil. Bunun için, mobil cihazların hedefe yönelik şekilde yerleştirilmesi gibi, odada hava yönlendirme ve hava akımının kesin olarak sağlanması da gerekiyor. Hava debisinin yüksekliği de yerel koşullara ve odanın kullanımına tam olarak uyarlanmış olmalıdır. Bu tür cihazların kullanımı,

havalandırma önlemlerinin yerini alamaz ve ilgili odada/sınıfta aynı anda çok fazla öğrenci (...) olması durumunda kısmen başarılı olur." [3]

Kaynak: "SARS-CoV-2'nin iç mekânlarda bulaşma riski, uygun havalandırma önlemleri aracılığıyla azaltılabilir", Alman Çevre Bakanlığı'nın İç Mekanlar Hava Hijyen Komisyonu'nun açıklaması, 12.08.2020


03.09 – Tek bir cihaz kaç metrekareyi kapsar?

Bilimsel açıdan, havanın saatte en az 6 kez filtrelenmesi önerilir. Uygulama durumuna ve güvenlik ihtiyacına bağlı olarak bir TAC XT, TAC V+ veya TAC M ve standart olarak entegre edilen H14-HEPA filtre ile normal oda yüksekliklerinde ve dolayısıyla 80 m²'ye kadar oda hacimlerinde, bir TAC ECO ile 66 m²'ye kadar oda hacimlerinde ve AirgoClean® One ile 66 m²'ye kadar oda hacimlerinde uygulama yapılabilir.

03.10 – Trotec yüksek performanslı hava temizleme cihazlarının filtreleri ne kadar dayanıyor?

Özellikle TAC XT ve TAC V+'daki H14 ana filtre, termik rejenerasyon durumuna çok uzun bir kullanım süresinden sonra ulaşıyor. Cihaz, hem F7 ön filtrenin hem de H14 ana filtrenin filtre yükleme işlemini kontrol ettiği ve her iki filtre için de değişim gerektiğinde bunu ayrı ayrı otomatik olarak gösterdiği için filtrenin kullanım esnasında da kontrol edilmesi gerekmez.

Genel olarak, cihazdaki gösterge değişim ihtiyacını önceden göstermiyorsa, H14 filtre elemanının hijyenik nedenlerle en geç 12 ila 8 ay sonra değiştirilmesini öneriyoruz. F7 ön filtre, cihazdaki değişim göstergesine göre veya en geç 6 ay sonra değiştirilmelidir.


03.11 – Trotec yüksek performanslı hava temizleme cihazlarının Boost veya Turbo fonksiyonu ne gibi avantajlar içeriyor?

Manüel olarak devreye sokulabilen Boost fonksiyonu, kısa süreliğine cihazı maksimum hava kapasitesiyle çalıştırma olanağı sunar. Boost kademesinde, örneğin mola sürelerinde veya oda değişimlerinde maksimum hava hacmi ile hızlı ayrıştırma için bir şok filtreleme işlemi başlatılabilir.

03.12 – Filtre değişimi ve filtrenin tasfiyesi sırasında nelere dikkat etmek gerekir?

Lütfen TAC XT ve TAC V+ modellerinde, değişim işleminden hemen önce termik dekontaminasyon uygulayın. Bu sayede, H14 filtredeki tüm virüsler güvenli bir şekilde denşirilir, yani parçalanır. Ancak filtrede başka partiküller ve ince tozlar da bulunduğu için, genel olarak tüm Trotec yüksek performanslı hava temizleme cihazları için filtre değişimi sırasında koruyucu eldiven ve bir FFP2 koruyucu maske kullanılmasını öneriyoruz. H14 filtre, bölgesel yönetmelikler dikkate alınarak kapalı bir çöp poşeti içinde kalan atıklarla birlikte tasfiye edilebilir.


03.13 – Cihazların düzenli olarak bakıma alınması veya dezenfekte edilmesi gerekiyor mu?

Filtre değişimi ile aynı zamanda tüm iç yüzeylerin temizlenmesini ve dezenfekte edilmesini öneriyoruz. TAC yüksek performanslı hava temizleme cihazlarında, talep üzerine, bir bakım sözleşmesi kapsamında sabit koşullarla bakım ve filtre değişimi işlemlerini gerçekleştiriyoruz.

03.14 – Bir Trotec virüslü hava temizleme cihazıyla enfeksiyona karşı % 100 koruma sağlanır mı?

Bu tür virüs pandemilerinde tam bir koruma asla sağlanamaz. Hava temizleme cihazlarımızla, oda havasıyla taşınan aerosollerin neden olduğu dolaylı enfeksiyon riskini ciddi ölçüde azaltabiliriz. Hava temizleme, özellikle büyük damlacıklar veya enfekte olmuş bir kişiyle doğrudan temas yoluyla enfeksiyona karşı koruma sağlamayabilir.


03.15 – Trotec'in virüs filtrelemeye yönelik yüksek performanslı hava temizleme cihazları genel olarak oda havası kalitesini de iyileştirebilir mi?

Bu, ispatlanabilir. Örn. TAC XT, TAC V+, TAC M, TAC ECO, TAC BASIC veya AirgoClean® One gibi H14-HEPA filtre teknolojisi kullanılan virüslü hava temizleme cihazları, sadece oda havasındaki virüs yüklü aerosolleri güvenilir bir şekilde filtrelemekle kalmaz, aynı zamanda oda havasını çok ince toz partiküllerinden büyük ölçüde arındırılmış durumda tutar.

Bunu, yüksek filtre verimliliği sağlar: Kullanılan EN 1822 uyarınca H14 sınıfı filtreler, boyutu 0,1 ila 0,3 µm olan partikülleri ≥ 99,95 bir ayrıştırma derecesiyle filtrede tutar. Bu tür partiküller için geçirgenlik derecesi ≤ % 0,005 olacak şekilde örneğin 100.000 adet giren partikülden sadece 5'i filtreden geçerken, 99.995 partikül filtrede ayrıştırılır!

Bu sayede, polenlerin yanı sıra oda havasındaki ince toz partikülleri de Trotec yüksek performanslı hava temizleme cihazları tarafından güvenilir bir şekilde filtrelenir.

Araştırmalarda elde edilen sonuçlar: Hava kirliliği, tüm dünyada her zaman en yaygın ölüm nedenidir ve PM2.5 boyutundaki ince toz partikülleri burada merkezi bir role sahiptir.

PM2.5 ince toz partikülleri bir taraftan atmosferdeki kimyasal reaksiyonlar, diğer taraftan son derece büyük bir oranda insani faaliyetler nedeniyle oluşur, örneğin malzeme aşınması veya buharlaşması ile yanma prosesleri veya kimyasal prosesler.

Model çalışmayla ispatlananlar: İnce tozların azaltılması insanların hayatını kurtarır

Covid-19 pandemisi sırasında dünya genelinde alınan karantina önlemleri sayesinde, uluslararası bir araştırma ekibi bir model çalışma gerçekleştirme fırsatı buldu; bu çalışmada, Avrupa'da ve Çin'de 2.500'den fazla noktada havadaki ince toz miktarı incelendi ve bu toz miktarının insan sağlığı üzerindeki kısa vadeli etkileri değerlendirildi.

Bu modellemenin sonuçları, dünyanın en eski ve en tanınmış tıbbi uzmanlık dergilerinden biri olan "The Lancet"te araştırma olarak yayınlandı. Araştırmaya göre, Çin'de 2020 yılının Şubat-Mart ayları arasındaki zaman diliminde hava kirliliğinin neden olduğu toplam 24.000 ölüm vakası ve Avrupa'da 2020 yılının Şubat ortası ile Mayıs ortası arasındaki zaman diliminde ise toplam 2.190 ölüm vakası engellendi.

Hava temizleme cihazları, iç mekanları sağlığa zararlı ince tozlardan arınmış halde tutabilir

Araştırma sonuçları, COVID-19 pandemisi sırasında uygulanan kısıtlamaların ve karantina önlemlerinin, Avrupa'da ve Çin'de ince toz partiküllerini ciddi ölçüde azalttığını gösteriyor. Sonuçlar, temiz havayla ilgili direktiflerin, erken ölüm vakalarını azaltmak için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Sonuçlar ayrıca, hava temizleme cihazlarının, iç mekanları bu tür sağlığa zararlı ince toz partiküllerinden sürekli olarak arındırılmış halde tutabilecek ne gibi büyük avantajlar sağladığını da dolaylı olarak gösteriyor.


03.16 – Hava kirliliği ile Covid-19 enfeksiyonları arasında bir ilişki var mı?

Kardiyolog Thomas Münzel, meslektaşıyla birlikte yaptığı bir araştırmada, hava kirliliği ile Covid-19'dan kaynaklanan ölüm vakaları arasında endişelendirici bir ilişki olduğunu keşfetti. Cardiovascular Research meslek dergisinde yayınlanan araştırma, Covid-19 ölümlerinin yaklaşık yüzde 15'inin hava kirliliğinden kaynaklandığını gösteriyor.

Doktorlar ayrıca, ince tozların yeni tip Corona virüsü taşıyabileceğinden de şüpheleniyor. Örneğin İtalya'dan, yani Corona pandemisinde ilk dalganın dünyanın en çok etkilediği bölgesinden gelen ince toz numunelerinde Sars-CoV-2'nin RNA'sının olduğu kanıtlandı.

Bunun sonucunda tıp çevrelerinde, ince toz yüküne uzun süre maruz kalınması ve Corona virüs enfeksiyonu üst üste geldiğinde, Covid-19'a yakalanma olasılığının daha yüksek olduğu, sağlık açısından karşılıklı olarak birbirini güçlendiren zararlı bir etki oluştuğu kabul edilmeye başlandı. Bunun sebebi, muhtemelen ince tozların ve Corona virüsün, insandaki kan damarlarının dış yüzeyine aynı şekilde saldırdığı ve iltihaplanmaya neden olmasıdır.

İnce tozlar artı Corona: Sağlık açısından iki kat tehlike – Trotec yüksek performanslı hava temizleme cihazlarıyla iki kat koruma

Bu analizin sonucunda, Trotec yüksek performanslı hava temizleme cihazlarının kullanılması, Corona virüsün hava yoluyla enfeksiyon oluşturma tehlikesine karşı korumayı etkin bir şekilde maksimum seviyeye çıkartabilir, çünkü bu virüslü hava temizleme cihazları, H14-HEPA filtre teknolojileriyle sadece oda havasındaki virüs yüklü aerosolleri güvenilir bir şekilde filtrelemekle kalmaz, aynı zamanda oda havasını yüksek ince toz yükünden de güvenilir bir şekilde arındırır.

Bununla birlikte TAC XT, TAC V+, TAC M, TAC ECO, TAC BASIC veya AirgoClean® One gibi Trotec yüksek performanslı hava temizleme cihazlarıyla havanın sürekli temiz tutulması sayesinde, solunum havası, havada taşınan sağlık tehditlerine karşı tümüyle maksimum düzeyde korunur. Çünkü, kabul edilen hesaplamalara göre, dünya çapında yaklaşık 8,8 milyon erken ölüm vakası sadece ince tozlardan kaynaklanıyor ve bu rakam, sigaradan kaynaklanan 7,2 milyon ölüm vakasından bariz bir şekilde daha fazla!

03.17 – Trotec'in virüslü hava temizleme cihazları, oda havasındaki sağlığa zararlı ince toz yükünü de azaltıyor mu?

"Alman Malı" verimli HEPA-H14 filtre teknolojisine sahip profesyonel hava temizleme cihazları olarak TAC XT, TAC V+, TAC M, TAC ECO, TAC BASIC ve AirgoClean® One, iç mekanlarda üniversal temiz hava garantisidir. Bu cihazlar sadece oda havasındaki virüs yüklü aerosol partiküllerini ve bakterileri değil, aynı zamanda sağlığa zararlı ince toz partiküllerini ve sporları da etkinliği ispatlanabilir bir şekilde filtreler.

03.18 – Örneğin bir TAC V+ günde ne kadar enerji sarf ediyor?

3. kademede, yani saatte 900 m³'lik bir hava hacminde enerji tüketimi yaklaşık 150 Watt'tır.

Ek olarak termik dekontaminasyon fonksiyonu kullanılırsa ve çalışma sırasında 30 dakikalık bir rejenerasyon çevrimi etkinleştirilirse, TAC V+'nın 10 saatlik çalışma süresi boyunca toplam enerji tüketimi yaklaşık 1,6 kWh olur.

Piyasada bulunan ve saatteki enerji tüketim değerleri 300 ila 500 Watt olan ofis tipi fotokopi cihazları, renkli lazer yazıcılar veya projeksiyon cihazlarıyla karşılaştırıldığında, TAC V+'nın enerji tüketimi makul olarak tanımlanabilir.

03.19 – TAC V+ odayı ısıtabilir mi?

TAC V+'nın ayro olarak devreye sokulabilen ve serbestçe sonlandırılabilen termik dekontaminasyon çevrimi, tipik uygulamalarda günde bir kez gerçekleşir ve 15 dakikalık bir ısınma aşaması ve bunu takiben 15 dakikalık bir dekontaminasyon aşamasından oluşur.

Odada bulunan her insanın odaya örneğin saatte yaklaşık 100 Watt ısı enerjisi verdiği varsayıldığında, odadaki diğer ısı kaynaklarının aksine termik dekontaminasyon için işlem süresinin kısa (15 dakika) ve enerji kullanımının düşük (çevrim başına yaklaşık 1,0 kWh) olması sayesinde oda sıcaklığı TAC V+'nın çalıştırılmasından neredeyse hiç etkilenmez. Bu nedenle TAC V+, oda sıcaklığını arttırmaz.


03.20 – TAC yüksek performanslı hava temizleme cihazları ne kadar gürültülü?

Trotec'in TAC V+ ürünü, örneğin filtrelenen hava hacmi temel alındığında çok sessizdir. Kullanım ortamına ve güç kademesine bağlı olarak, TAC V+'nın çalıştığı sadece 33 dB(A)'lık bir ses seviyesi ile fark edilir. Aynı durum, TAC M veya TAC ECO için de geçerlidir.

Opsiyonel susturucu kapaklarının tek veya çift taraflı monte edilmesi sayesinde, tüm TAC yüksek performanslı hava temizleme cihazlarının sübjektif olarak algılanan ses şiddeti azaltılabilir.

Hava temizleme cihazı satın alırken, uygulamaya özel hava sirkülasyon hızına veya gereken hava hacmine ulaşılması için gereken fan kademesindeki gürültü oluşumuna dikkat edin!

Opsiyonel susturucu kapağı aksesuar olarak temin edilebilir
Opsiyonel susturucu kapağı aksesuar olarak temin edilebilir

03.21 – Odada çok sayıda cihaz bulunduğunda ses şiddeti nasıl değişir?

Ses basıncı seviyesinin artması

Cihazların toplam ses şiddeti sadece çok az değişir. Münferit hava temizleme cihazlarının ses seviyesinin birbirine eklendiği yönündeki açık kabulün aksine, ses seviyesinin davranışı, logaritmik skala nedeniyle aşağıdaki gibidir:

Tüm cihazlar aynı çalışma modunda çalışırsa ve dolayısıyla birden fazla ses kaynağı aynı ses seviyesine sahipse, yandaki diyagramda gösterildiği gibi ses seviyesi artar.

Diyagramda örnek olarak vurgulandığı gibi, aynı tasarıma sahip iki Trotec yüksek performanslı hava temizleme cihazı çalışırken toplam ses şiddeti sadece 3 dB, dört cihaz çalışırken sadece 6 dB artmaktadır.


03.22 – TAC V+ gibi hava temizleme cihazlarının gürültüsü, örn. sınıflarda rahatsız edici bulunur mu?

Trotec'in TAC V+ ürünü, kendi sınıfındaki en sessiz cihazlardan biridir. Seçilen güç kademesine ve kullanılan H14 filtreye bağlı olarak sadece 38 ila 40 dB(A) düzeyinde bir gürültü yayılır. Karşılaştırma için: 40 dB(A), sessizce fısıldamaya veya evlerin bulunduğu sessiz bir sokaktaki gece arka plan gürültüsüne karşılık gelir.

Cihazın sınıflarında çalıştırıldığı öğrenciler ve öğretmenler arasında yapılan bir ankete göre TAC V+'nın gürültüsü, cihaz maks. 5. kademede çalıştırıldığında genelde rahatsız edici olarak bulunmadı.

03.23 – TAC yüksek performanslı hava temizleme cihazları neden bu kadar büyük?

Trotec'in TAC XT, TAC V+, TAC M, TAC ECO veya TAC BASIC ürünlerindeki HEPA-H14 filtrede olduğu gibi saatte 2.100 m³'ye kadar ulaşan bir hava filtreleme işlemi için çok büyük bir filtre yüzeyine ihtiyaç duyulur. Ayrıca, bilinçli bir şekilde gerçekten büyük bir fan kullanıyoruz. Bu fan, düşük devirde bile büyük miktarda havayı hareket ettirebilir ve yeterli düzeyde püskürtme kapasitesi sağlayabilir. Bu sayede sessiz bir çalışma sağlıyoruz. Dolayısıyla filtre ve fan boyutu, cihazın genel olarak neden bu kadar büyük olduğunu açıklıyor.

Ayrıca sağlam ve çizilmeye dayanıklı dış gövde, çok fazla insanın bulunduğu ortamlarda görevini güvenli bir şekilde yerine getirebilmesi için son derece dayanıklı şekilde tasarlanmıştır.

Yeterli düzeyde yüksek bir hava sirkülasyon hızının ve verimli bir filtre teknolojisinin yanı sıra, dolaylı enfeksiyon riskine karşı koruma için cihazı doğru yerleştirmenin belirleyici olduğu bilimsel olarak onaylanmıştır. Bu nedenle TAC yüksek performanslı hava temizleme cihazları, mobil ve sağlam ve aynı zamanda durma güvenliğine sahip olacak şekilde tasarlanmıştır.

Diğer tedarikçiler hava temizleme için bariz şekilde daha küçük cihazlardan da övgüyle bahsediyor. Ancak bu cihazlar, ne etkili virüs filtrelemeye yönelik gerekli teknik tertibatlar için yeterli alana sahip, ne de yine bu nedenden dolayı bu iş için uygun.


Opsiyonel Flowstop kapakları

DualDecon üfleme kulesi için aksesuar olarak Flowstop kapakları temin edilebilir. Bu kapakların her biri, kulenin iki veya dört adet iç kenarından birine takılabilir ve örneğin temiz hava uygulanmasının istenmediği veya örnek olarak duvar tarafına kurulumda olduğu gibi gerekmediği yerlerde, kulenin ilgili tarafında havanın dışarıya çıkmasını engeller.

Opsiyonel Flowstop kapağı

03.24 – TAC yüksek performanslı hava temizleme cihazları için aksesuar temin edilebilir mi?

Trotec yüksek performanslı hava temizleme cihazına tam donanımla sahip olacaksınız. Bu nedenle normal modda başka aksesuar gerekmez, sadece, cihaz belirttiği takdirde, sarf malzemesi olarak HEPA-H14 asılı madde filtresinin değiştirilmesi gerekir.

Ancak özel uygulamalarda TAC XT, TAC V+, TAC M, TAC ECO ve TAC BASIC için başka aksesuarlar tedarik edilebilir:


03.25 – Aşılar uygulanmaya başladığında virüslü hava temizleme cihazlarına hiç mi ihtiyaç kalmayacak?

Bir taraftan, insanlar için gerçekten aşı yapılmasının ne zaman mümkün olacağı öngörülemiyor. Dünya genelindeki aşı talebi çok fazla ve önce aşıların yeterli miktarda üretilmesi ve dağıtılması gerekiyor, daha sonra, uygulanabilen durumlarda önce tehlike altındaki gruplara öncelikli olarak aşı yapılacak. Ayrıca birçok uzman, aşılamaya rağmen en azından 2022'ye kadar Corona enfeksiyonlarının devam edeceğini tahmin ediyor; bu nedenle, etkili virüs filtreleme Corona pandemisi devam ederken ve aynı zamanda bittikten sonra da önemini koruyacak.

Örn. TAC XT, TAC V+, TAC M, TAC ECO, TAC BASIC veya AirgoClean® One gibi yüksek performanslı hava temizleme cihazları da sonuçta grip virüslerine karşı etkili ve bir sonraki grip dalgası belli ki kendisini çok özletmeyecek.

Ayrıca Trotec'in hava temizleme cihazları havadaki örn. sağlığa zararlı başka ince toz partiküllerini veya serbest alerjenleri de filtreler ve bu sayede, polenlerin uçuşmaya başladığı dönemde alerji şikayetlerini önlemeye veya havadan kaynaklanan solunum yolları enfeksiyonlarını ve bunun sonucunda okula ve ofise gidememe oranlarını azaltmaya yardımcı olur ve çalışanlar, öğrenciler veya müşterilerin sağlığının korunmasına yıl boyunca önemli ölçüde katkıda bulunur.

03.26 – TAC V+ gibi bir hava temizleme cihazına yapılan yatırım "Corona sonrası dönem" için de işe yarar mı?

Her durumda! Örn. Trotec'in TAC XT, TAC V+, TAC M, TAC ECO, TAC BASIC veya AirgoClean® One gibi profesyonel yüksek performanslı hava temizleme cihazları sadece oda havasındaki virüs yüklü aerosolleri güvenilir bir şekilde ayrıştırmakla ve bu sırada filtreyi düzenli şekilde termik olarak dekontamine etmekle kalmaz.

Ayrıca etkili H14 filtre sistemi, oda havasındaki bakterileri, serbest alerjenleri, sağlığa zararlı mikroorganizmaları, polenleri ve ince toz partiküllerini ve aynı zamanda her yıl geri dönen grip dalgasına neden olan grip virüslerini de güvenilir bir şekilde filtreler.

Ofis ortamlarındaki oda havası ayrıca genelde yapışkanlar, keçeli kalemler ve yazıcı tonerlerinin buharlaşması nedeniyle de zararlı maddelerle ve başka ince toz partikülleriyle kirlenir. Periyodik polen sezonu da buna eklenir. İnsanların grip ve gribal enfeksiyonlar veya alerji şikayetleri nedeniyle işyerlerine veya okullara gelememe durumları boşu boşuna ortaya çıkmaz.

Dolayısıyla TAC XT, TAC V+, TAC M, TAC ECO, TAC BASIC ve AirgoClean® One üniversal temiz hava garantisi olarak Corona dışında da değerini koruyan bir yatırımdır, çünkü oturulan iç mekanlarda havayı sürekli temiz tutma sadece alerjisi olanlar ve astım hastaları için pozitif bir önlem değildir, aynı zamanda herkesin sağlığı için değerli bir katkı niteliğindedir!