İnşaat Kurutma Sistemlerinde En Doğru Yöntem Nedir?

İnşaat yapım aşamasında sürekli su ile iç içe olduğundan fazla nemi ve ıslaklıkları mutlaka özel ve modern cihazlar ile alınması gerekmektedir. Bu yöntemler ise havalandırma, ısıtma, tekrar havalandırma ve aynı zamanda nem kurutma ve nem alma cihazlarının kullanılması birçok açıdan fayda sağlar. Son teknoloji olan bu cihazlar ise nem alam cihazı ve adsorpsiyon nem alma cihazları olarak iki farklı şekillerde incelenmektedir. Ancak bu münferit sistemlerin farklı avantaj ve ayrıca dezavantajları da bulunmaktadır. 

Havalandırma Sistemleri

Kurutma işlem aşamasında havalandırma hizmetleri en ekonomik alternatifleri sunmaktadır. Fakat bilinmesi gerekmektedir ki bu uygulama için de mutlaka havalandırma sistemlerinin yeterli bir dereceye sahip olması gerekmektedir dış sıcaklıklar yüksek ve havada ki nem oranlarının ise mutlaka düşük olması gereklidir.

Genel olarak ise dış sıcaklıklar 12c’nin altına düşerse eğer, hava istenilen nem oranlarını elde edemez. Diğer bir yöntem ise kuru havanın inşaatın içerisine verilmesidir ve bu durumlarda ise hava nemi alır ve sonrada dışarı atar.

Bu uygulama ise genel olarak yüzlerce hatta binlerce kez hava sirkülasyonu yapılması anlamına gelmektedir. Teorik olarak geçerli olan bu sistemler genellikle şantiyelerde gerçek aşamaları yansıtmamaktadır ve genellikle büyük oranlarda sınırlayan doğal ve değişiklik gösteren etkenler ülkemizde mevcut ilkim koşulları olmaktadır.

Birçok kişinin de bildiğinin aksine ise sıcak yaz aylarında ki kurutma sistemleri kış aylarına göre genelde daha verimsiz olmaktadır. Bunun sebebi ise yaz aylarında nem oranlarının yüksek olması nedeni ile özellikle de gece sıcaklıkların düşmesinden dolayı hava artık inşaatta bulunan malzemelerin nemleri alacak durumlarda olmamaktadır. 

Havalandırma ve artı olarak ısıtma sistemlerinin diğer bir dezavantajı ise, ısıtmalar için harcanan bütün yüksek enerji miktarları olmaktadır bunun nedeni ise, harcanan ısı enerjileri bilinmesi gerekmektedir ki camdan tekrar dışarı gitmektedir. 

Ay Yüzde olarak havadaki ortalama nem
Ankara örneği İstanbul örneği Izmir örneği
Ocak% 75,0% 77,5% 71,2
Şubat% 71,0% 76,3% 69,3
Mart% 63,0% 76,0% 66,9
Nisan% 65,0% 73,5% 62,7
Mayıs% 62,0% 73,6% 58,2
Haziran% 59,0% 70,2% 51,3
Temmuz% 50,0% 69,9% 48,6
Ağustos% 52,0% 71,2% 50,6
Eylül% 55,0% 72,5% 54,8
Ekim% 62,0% 75,9% 63,4
Kasım% 70,0% 76,7% 70,2
Aralık% 77,0% 77,2% 73,1

Kombine ısıtma ve havalandırma

Türk inşaat sektörünün birçok önemli aktörü kış aylarında neredeyse hep bu yöntemi kullanıyor; bu yöntemde kuru, soğuk hava dışarıdan içeri verilir ve ısıtılır, buhar basıncının düşmesiyle inşaat nemiyle zenginleşir ve tekrar havalandırma yoluyla dışarı verilir.

"Isıtma + Havalandırma" yöntemi ise pratik uygulamada nadiren kullanılır: Düşük ortam sıcaklıkları ve düşük nem değerleri.

Ancak bu yöntemin önemli bir dezavantajı vardır:

  • Havaya güvenmek zorundasınız ve teknik inşaat kurutmasına kıyasla daha fazla zamana ihtiyacınız var. Çünkü kış aylarında Türkiye'de ortalama nem değerleri yüksektir; bu da dışarıdaki havayla doğal bir nem alışverişine neden olur ve dışarıdaki soğuk havanın nem kapasitesi zaten düşüktür.
  • En uygun iklim koşulları mevcut olsa bile büyük inşaat projelerinde oluşan aşırı su miktarından dolayı (salt "havalandırma" yönteminde olduğu gibi) binlerce hava değişimi yapmak gerekir - bu da sürenin uzaması anlamına gelir!
  • Bunun dışında "Isıtma + Havalandırma" yönteminde her zaman aşırı kurutma riski vardır; bu da çimento katmanlarında çatlaklar ve ayrılmalara yol açar. Anhidrit katmanlarda 32° C'nin üzerinde aşırı ısınma sonucu tepkime hızında düşüş olur. 40° C'nin üzerinde sıcaklıklarda anhidrit artık bağlama yeteneğini yitirir.
  • "Isıtma artı Havalandırma" yönteminin diğer bir dezavantajı da ısıtma için harcanan yüksek enerji miktarıdır; çünkü harcanan ısı enerjisi kelimenin tam anlamıyla camdan dışarı gitmektedir.

Kombine ısıtma ve havalandırma

Binanın ısıtma sistemi henüz devreye girmemişse, elektrikli ısıtıcılar yerine genelde mazotlu veya gazlı ısıtıcılar kullanılır.

Bu da büyük bir dezavantaj sağlar, çünkü doğrudan gazlı veya mazotlu ısıtma yöntemlerinde yakılan her kilo fosil yakıt için 0,9 kilo su buharı oluşur; inşaat böylece neme doyar ve esas kurutma hedefinden sapılmış olunur.

Bilgisizlik nedeniyle bu ciddi hatalar halen günümüzde yapılıyor. Isıtıcıların yanına en iyi ihtimalle nem alma cihazları konur. Aşırı nem üretiminden dolayı ancak kendi kendini tamamlayan kısır bir döngü oluşur.

İnşaat kurutma mekanizmaları ve yöntemleri alanında büyük bir bilgi kirliliği mevcuttur. İstanbul için gösterilen değerler aynı zamanda tüm Türkiye'yi yansıtan ortalama değerlerdir.

Çoğu aylarda havadaki nem oranının %70'in üzerinde olduğunu görmek mümkündür. Bu iklimde sadece havalandırma yoluyla kurutma yapmak mümkün değildir.

Geceleri sıcaklığın düşmesinden dolayı havadaki nem oranı daha yüksektir ve %80'nin üzerindedir. Bu da, gündüz nemin en düşük olduğu periyotlarda bile gece boyu inşaat malzemelerinin kurumadığı anlamına gelir. Zemin veya duvar yüzeyinde yoğuşma noktasının altına düşülürse, malzemede tekrar nemlenme söz konusu olur.

Burada inşaat kurutucusu eşit ve kalıcı bir kurutma ortamı (nem oranı yakl. %50 ila %60 arası) sağlar. Çatlak ve dağılma gibi risklere neden olabilecek "aşırı kurutma" da söz konusu olmaz.

Adsorbsiyon kurutucusu

Adsorbsiyon kurutucuları silika jel ve lityum klorür gibi maddelerin nemi hapsetme özelliğini kullanır. Bu madde yavaş dönen seramik bir çarkın petek biçimindeki iç yapısında bulunur. Odanın nemli havası seramik çarktan geçirilir.

Tanım

Çark yavaş dönmeye devam eder ve neme doymuş olan kısım bir elektrikli ısıtıcı yardımıyla ısıtılır; böylece nem tekrar buharlaştırılır. Bu sıcak ve nemli hava bir hava çıkış hortumuyla açık alana verilmelidir.

Sıcak ve nemli halde dışarı verilen havadaki ısı enerjisinden artık yararlanılamaz, çünkü artık pencereden dışarı verilmiştir.

Yüksek enerji tüketimi dezavantajdır. Örneğin 12° C'nin üzerinde bir sıcaklıkta, aynı nem alma performansına sahip bir yoğuşmalı kurutucuya kıyasla dört kat daha fazladır.

Ayrıca aşırı miktarda kuru hava beslemesi sonucu aşırı kurutma riski vardır; bu yöntemde kuru havadaki nem oranı yakl. %10 düzeyindedir.

Bu kurutma yönteminin bir avantajı ise düşük sıcaklıklarda son derece verimli olmasıdır. Şantiyede kullanıldığında bu faktörün pek de bir önemi yoktur, çünkü 10 °C'nin altındaki sıcaklıklarda ortamdaki hava zaten fazla nem alacak durumda değildir ve dolayısıyla hızlı bir kuruma söz konusu olmaz.

Bir yoğuşmalı kurutucunun çalışma şekli bir buzdolabıyla karşılaştırılabilir.

Nemli hava bir fan yardımıyla soğuk bir bloğun üzerinden geçirilir. Burada hava yakl. 16° C soğutulur.

Yoğuşma noktasına ulaşılır ve fazla nem soğutma ızgarasında yoğuşur. Nemi alınan hava, enerjinin optimum biçimde kullanılması için eşanjörden geçirilir ve yoğuşma prosesinden oluşan ısı yardımıyla tekrar başlangıç sıcaklığına getirilir.

Yoğuşma esnasında havadan alınan enerji, ısı pompası prensibine göre kurutma devresine verilmiştir, devre kapalıdır ve ısı enerjisi bina içinde tepkime enerjisi olarak kalır.

"Isıtma artı Havalandırma" yöntemine kıyasla yoğuşmalı kurutucunun avantajları ise yüksek nem alma kapasitesindedir (cihaz başına 24 saatte 150 litre); burada inşaata sürekli olarak yüzde kırk nemli hava veriliyor.

Enerji tüketimi daha düşüktür, çünkü prosesteki ısı sürekli biçimde bir sirkülasyon içinde kullanılır ve bu sayede önceden bahsi geçen yöntemlere kıyasla yoğuşmalı kurutucunun kullanılması daha ekonomik olur.

Yoğuşmalı kurutucu

Fiziksel bakımdan kullanımda sıkıntı yoktur, çünkü yapılan testlerde kurutma esnasında yakl. %80 ila 90 olan nemin kurutma tamamlandığında yüzde 50 ila 60'a kadar düştüğü görülmüştür.

Aynı kuru bir baha gününde mavi bir gökyüzü altında havalandırma yaparmış gibi bir kurutma ortamı söz konusudur. Dolayısıyla bilgisizlik nedeniyle halen birçok ustanın ve mimarın iddia ettiğinin aksine yoğuşmalı kurutmada aşırı kurutma söz konusu olamaz.

Şirketler grubu  |  Fuar  |  Blog  |  İş olanakları  |  İletişim  |  Künye  |  Site haritası
Sosyal